Veneżkurake keśîrân
Meal
“Seni çok çok zikredelim.”
Kur'an Tefsiri
Mûsâ (a.s.)’ın bahsi geçen talepleri, Allah’a daha iyi kulluk yapabilmeleri, O’nu noksan sıfatlardan tenzih edip daha çok zikredebilmeleri içindir. Çünkü “tesbih”, Allah Teâlâ’yı zât, sıfat ve fiilleri hususunda şânına yakışmayan noksanlıklardan tenzih edip aklamaktır. “Zikir” ise Cenâb-ı Hakk’ı en güzel ve en üstün celâl ve kibriyâ sıfatlarıyla vasfetmektir. Bu sebeple önce “tesbih”, sonra “zikr” gelmiştir. Âyetlerde şu mânaya işaret edildiği görülür: “İyilik ve salih amelerin artırılması konusunda yardımlaşmada, Allah’a giden manevî yolun engellerinin aşılıp mesafe alınmasında gönül gönüle verip birlikte yürüyecek sâdık arkadaşın ve sâlih dostun ehemmiyeti büyüktür.” Nitekim Cenâb-ı Hak:
“İyilik ve takvâda birbirinizle yardımlaşın; günah ve düşmanlıkta ise yardımlaşmayın” buyurur. (Mâide 5/2)
Mûsâ (a.s.)’ın bu içli ve samimi niyazları yüce dergâhta kabule şâyan oluyor:
Muhtasar Tefsir
Ve seni çokça zikredip, analım.