Vemen yed’u me’aAllâhi ilâhen âḣara lâ burhâne lehu bihi fe-innemâ hisâbuhu ‘inde rabbihic innehu lâ yuflihu-lkâfirûne
Meal
Kim, hakkında hiçbir delil bulunmadığı ve bulunması mümkün olmadığı halde Allah’tan başka bir ilâha yalvarırsa, bunun hesâbını Rabbinin huzurunda mutlaka verecektir. Gerçek şu ki, kâfirler asla kurtuluşa eremezler.
Kur'an Tefsiri
Kâinatın yegâne hâkimi, hükümdârı ve mutasarrıfı olan, varlığı gerçeğin ta kendisi olan ve yok olması düşünülemeyen Allah Teâlâ, her türlü evlattan, ortaktan, benzerinin ve denginin bulunmasından, abes bir şey yaratmaktan, hâsılı şânına yaraşmayan tüm noksan sıfatlardan pak ve yücedir. O’ndan başka ilâh yoktur. Çünkü O’nun dışında yok olmayıp bâkî kalacak hiçbir varlık yoktur. Her türlü rahmet, hayır ve bereketin kaynağı olması hasebiyle çok değerli ve şerefli olan arşın Rabbi de O’dur. Dolayısıyla ibâdete lâyık yegâne Ma’bud, işte üstün vasıfları beyân edilen o Allah’tır. Gerçek bu iken, Allah’ı bırakıp başka sahte tanrılara yalvaranlar, küfre düşmüş olacaklarından kurtuluş ümitlerini kaybedecek ve feci bir âkıbetin mahkumu olacaklardır.
O halde:
Muhtasar Tefsir
Kim; Allah ile beraber, ibadete layık olduğuna dair hiçbir delil bulunmayan başka bir mabuda (ilaha) ibadet ederse, (Yüce Allah`ın dışında ibadet edilen her mabudun durumu böyledir) onun yaptığı bu kötü amelin cezası Allah Teâlâ`nın katındadır. O; ona azap ederek bu yaptığının karşılığını verecektir. Gerçek şudur ki, Allah; kâfirleri istediklerini elde etmeye ve korktuklarında da kurtulmaya ulaştırmayacaktır.