Em tes-eluhum ḣarcen feḣarâcu rabbike ḣayruns vehuve ḣayru-rrâzikîne
Meal
Rasûlüm! Yoksa sen tebliğine karşılık onlardan bir ücret mi istiyorsun? Halbuki Rabbinin vereceği mükâfat her bakımdan daha hayırlıdır. Çünkü O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Kur'an Tefsiri
Resûl-i Ekrem (s.a.s.), önceki peygamberler gibi tebliğine karşı insanlardan en küçük bir ücret talep etmemiştir. Böyle bir talebi olsaydı belki insanlar inanmamalarına bunu bahane yapabilirlerdi. O, hem dünyada hem de âhirette Allah Teâlâ’nın kendisine ikram edeceği nimetlerin daha hayırlı olduğuna inanmış; O’nun vereceği mükâfata gönül bağlamıştır. Çünkü Allah, rızık, nimet ve mükâfat verenlerin en hayırlısıdır. Bu inanç ve kararlılıkla insanları doğru yol olan İslâm’a davet etmiştir. Ancak âhirete inanmada sıkıntı yaşayanlar bu yola gelmekte ve bu yolda yürümekte başarılı olamamışlardır. Dolayısıyla İslâm yoluna girmenin ve o yolda sapmadan yürüyebilmenin en mühim şartlarından biri âhirete; hesaba, cennet ve cehenneme imandır. Bu iman olmayınca, azgınlaşma kendiliğinden harekete geçecektir:
Muhtasar Tefsir
Ey Resul! Yoksa sen, kendilerine getirdiğin şeyin karşılığında onlardan bir karşılık mı istedin ki bu durum onları daveti reddeden kimseler haline getirdi? (Hayır) Sen böyle bir şey yapmadın. Rabbinin sana vereceği karşılık, onların ve onların dışındakilerin sana vereceklerinden daha hayırlıdır. Allah -Subhanehu ve Teâlâ- rızık verenlerin en hayırlısıdır.