Hattâ iżâ câe ehadehumu-lmevtu kâle rabbi-rci’ûni
Meal
Nihâyet o kâfirlerden birine ölüm geldiği zaman şöyle der: “Rabbim, ne olur, beni hayata geri döndür!”
Kur'an Tefsiri
Meleklerin darbeleri altında canlarını veren kâfirler, hayattayken inkâr ettikleri âhiret gerçeğini yakînen gördükleri ve Allah’ın va‘dettiği cennet veya cehennemin kaçınılmaz bir netice olduğunu kesinlikle anladıkları için tekrar dünyaya dönerek iman edip salih ameller yapmayı temennî edeceklerdir. Dünyada boşa geçen günlerine yanacaklardır. Fakat ölüm, kıyamet günü gelip yeniden dirilinceye kadar tekrar dünyaya dönmeye en büyük engeldir. Öldükten sonra artık bu engeli aşıp tekrar dünyaya dönmek mümkün olmayacaktır. Bu sebepledir ki hikmet ehli bir zat bize şu nasihati verir:
“Yâdında mı doğduğun zamanlar,
Sen ağlar iken gülerdi âlem.
Bir öyle ömür sür ki olsun,
Mevtin sana hande, halka mâtem.”[1]
Veysel Karânî (k.s.) da şöyle der:
“Yattığında, ölümü yastığın altına koy, kalktığında göz önüne getir. Günahın küçüklüğüne bakma, kendisine karşı günah işlediğin zatın büyüklüğüne bak.” (Tezkiretü’l-Evliyâ, I, 62)
Ölüm anında duyulan pişmanlığı dile getiren bir diğer âyet-i kerîme de şöyledir:
“Sizden birine ölüm gelip de: «Rabbim! Ne olurdu ecelimi biraz daha erteleseydin de sadaka verip iyi kullardan olsaydım!» diye yalvarmadan önce size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. İyi bilin ki Allah, eceli geldiğinde hiç kimsenin ölümünü bir an geri bırakmaz. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkiyle haberdardır.” (Münafıkûn 63/10-11)
Gelelim sûra üfürüldükten sonraki olacaklara:
[1] Yâdında mı: Hatırlıyor musun. Hande: Gülücük, sevinç, neşe. Mâtem: Üzüntü, keder.
Muhtasar Tefsir
O müşriklerden birine ölüm gelip de kendisine inen şeyi bizzat görünce ömründen geçip giden zamana ve Allah`ın yanında işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Rabbim! Beni dünya hayatına geri döndür!