Kul atî’ûAllâhe veatî’û-rrasûles fe-in tevellev fe-innemâ ‘aleyhi mâ hummile ve’aleykum mâ hummiltums ve-in tutî’ûhu tehtedûc vemâ ‘alâ-rrasûli illâ-lbelâġu-lmubîne
Meal
De ki: “Allah’a itaat edin, Peygamber’e de itaat edin. Eğer itaatten yüz çevirecek olursanız şunu bilin ki, Peygamber kendi vazîfesinden, siz de kendi vazîfenizden sorumlu tutulacaksınız. Şu kadar ki, ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygamber’e düşen, Allah’ın emirlerini apaçık bir şekilde tebliğ etmektir.
Kur'an Tefsiri
Münafıkların söz ve davranışlarında samimi olmadıklarını haber veren yukarıdaki âyetler inince onlar, Allah Resûlü (s.a.s.)’e gelerek, kendisine itaat edeceklerine, hatta yurtlarından çıkıp gitmeyi, eşlerini ve mallarını terk edip savaşa çıkmayı emredecek olsa mutlaka yerine getireceklerine dair tüm güçleriyle yemin etmişlerdi. Bunun üzerine bu âyetler indi. Yemin etmeye gerek yoktur. Çünkü İslâm, insanlardan yemin etmelerini değil, Allah ve Rasûlü’nün emrine itaat etmelerini istemektedir. Mühim olan lâf değil ameldir.
Ziyâ Paşa der ki:
“Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”
Peygamber’in vazifesi Allah’ın dinini, emir ve yasaklarını açık ve anlaşılır bir şekilde tebliğ etmek; muhatapların vazifesi de Allah’ın buyruklarına itaat etmektir. Dolayısıyla herkes kendi vazifesinden sorumludur. Hiç kimseye bir başkasının günahı sorulmaz. Doğru yolu bulmak ise ancak Peygamber (s.a.s.)’e itaatle mümkündür. Bunun başka bir alternatifi yoktur. Böyle davrandığımız takdirde Yüce Allah biz mü’minlere parlak gelecekler ve büyük zaferler müjdelemektedir:
Muhtasar Tefsir
Ey Resul! O münafıklara de ki; "Açıkta ve gizlide Allah`a ve resulüne itaat edin. Eğer emrolunduğunuz hususlarda o ikisinden yüz çevirecek olursanız; Peygamber`in sorumluluğu (size) tebliğ etmekten başka bir şey değildir. Sizin sorumluluğunuz ise (ona) itaat etmek ve onun getirdikleri ile amel etmektir. Eğer emrettiklerini yapıp yasakladıklarından uzak durarak ona itaat ederseniz hakka hidayet olunursunuz. Resule düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir. Onun sizleri hidayete erdirmek ve sizi buna zorlamak gibi yüklendiği bir sorumluluk yoktur."