Kâle lehum mûsâ elkû mâ entum mulkûne
Meal
Müsâbaka başlayınca Mûsâ sihirbazlara: “Haydi, ne atacaksanız önce siz atın” dedi.
Kur'an Tefsiri
Başlangıçta sihirbazların bütün himmeti dünyalık bir mükâfat peşindeydi. Onlar Mûsâ (a.s.) karşısında muvaffak oldukları takdirde ne kadar bir menfaat elde edeceklerinin derdinde idiler. Bunun dışında manevî bir gâyeye taallük eden hiçbir düşünceleri yoktu. Bu yüzden sadece mükâfatlandırılmakla kalmayıp gözdelerden olacakları ve saray halkı arasına katılacakları müjdelenince büyük bir sevince kapılmışlardı. Karşılarında ise Âlemlerin Rabbi tarafından peygamber olarak gönderildiğini söyleyen, tehditlerine hiç aldırış etmeden Firavun’la münakaşaya girişen ve yaptığı mücâdelede hiçbir tereddüt göstermeyen Hz. Mûsâ yer almaktaydı. Sihirbazlar, menfaatleri icâbı değer verdikleri Firavun’un izzetine yemin ederek iplerini ve değneklerini atıp, sonra bunların âniden kocaman bir ejderhaya dönüşen Mûsâ (a.s.)’ın asâsı tarafından bir lokmada yutulup yok olduklarını görünce işin ciddiyetini kavradılar. Hz. Mûsâ’nın kendileri gibi bir sihirbaz olmadığını, gösterdiği hârikulâde olayın da ancak Allah’ın kudretiyle vuku bulacak bir mûcize olduğunu anlamakta gecikmediler: (bk. A‘râf 7/115-119; Tâhâ 20/65-69)
Muhtasar Tefsir
Musa -aleyhisselam- Allah`ın yardımdan emin olduktan ve kendisinin yanındakinin bir sihir olmadığını açıkladıktan sonra onlara şöyle dedi: "Asalarınızdan ve iplerinizden ne atacaksanız atın."