Śumme eḣażtu-lleżîne keferûs fekeyfe kâne nekîri
Meal
Sonra ben o kâfirleri azabımla kıskıvrak yakaladım. Görsünler bakalım, beni inkâr etmek nasıl oluyormuş!
Kur'an Tefsiri
Peygamberin vazifesi sadece tebliğ etmek, Allah’ın azabıyla uyarıp korkutmaktır. Onun bilfiil doğru yola erdirmek gibi bir salahiyeti yoktur. Doğru yola iletmek ancak Cenâb-ı Hakk’ın elindedir. Bu sebeple Peygamberimiz (s.a.s.), önceki peygamberlerin yaptığı gibi, Rabbinden gelen gerçek vasıtasıyla mü’minleri cennet ile müjdeler, inkârcıları da cehennem ile korkutur. Her ümmete bir uyarıcı göndermek de Allah’ın bir kanunudur. Aralarından uyarıcı bir peygamberi olmayan hiçbir toplum yoktur. Ancak ekseriyetle önceki kavimler peygamberlerini yalanladıklarından Allah’ın azabına uğramışlardır. Bu yüzden Cenâb-ı Hak, müşriklerin yalanlamalarına karşı Rasûlü’nü, onun şahsında da İslâm’ın derdiyle dertlenen mü’min gönülleri teselli etmekte; Kur’an’ın öğrettiği şekilde gerçekleri tüm insanlığa duyurmalarını istemektedir:
Muhtasar Tefsir
Bununla birlikte Allah`ı ve O`nun peygamberlerini inkâr ettiler ve peygamberlerin Allah katından getirdiklerini doğrulamadılar. Ben de onları helak ettim. Ey Resul! Onları helak ettiğim zaman benim onlara cezamın nasıl olduğuna bir bak!