Fa’budû mâ şi/tum min dûnihik kul inne-lḣâsirîne-lleżîne ḣasirû enfusehum ve ehlîhim yevme-lkiyâmetik elâ żâlike huve-lḣusrânu-lmubînu
Meal
“Artık siz O’ndan başka kime ve neye isterseniz, ona kulluk ededurun!” De ki: “Gerçek anlamda zarara uğrayanlar, kıyâmet gününde hem kendilerini hem de yakınlarını ziyana sürükleyecek olanlardır. Apaçık hüsrân işte budur!”
Kur'an Tefsiri
Allah’a inanmayan ve yalnız O’na kul olmayanlar kıyâmet günü zarara uğrayacaklardır. Çünkü onlar dünyada Allah’a ortak koşmuş, kıyametin ve hesap gününün olmadığını sanmış, böylece kendilerine imtihan için lütfedilen ömür, akıl, sıhhat ve diğer nimetler gibi tüm sermayelerini yanlış yollarda harcayıp İsrâf etmişlerdir. Hatta bunlar, yanlış inançlarının tesiriyle başkalarına da zulmetmiş, onların günahlarını da yüklenmişlerdir. Üçüncü olarak bunlar, sadece kendileri iflas etmekle kalmamış, yanı sıra ailelerini, akrabalarını ve kabilelerini de yanlış inançları yüzünden zarara sokmuşlardır. İşte üst üste katlar halindeki bu üç zararı da Allah Teâlâاَلْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ (el-hüsrânu’l-mübîn) “apaçık hüsrân” olarak vasfeder. Onların kat kat zararlarına takdir edilen ceza ise, kendilerini üstlerinden ve altlarından kopkoyu örtüler ve tabakalar halinde kuşatacak olan ateştir. Cenâb-ı Hak kullarını işte bu ateşten sakındırmakta ve devam eden âyetlerde de bundan sakınmanın yolarını göstermektedir:
Muhtasar Tefsir
Ey müşrikler! Siz de O`ndan başka dilediğiniz putlara kulluk edin. (buradaki emir tehdit içindir) Ey Resul! De ki: "Gerçek manada hüsrana uğrayanlar, hem kendileri ve hem de ailelerini hüsrana uğratanlardır. Onlardan ayrılıp cennete girdikleri için ya da onlarla birlikte cehenneme girecekleri için orada ebedî olarak buluşamayacaklardır. İşte bu, üzerinde şüphe olmayan apaçık hüsranın ta kendisidir."