Ev tekûle lev ennaAllâhe hedânî lekuntu mine-lmuttekîne
Meal
Yine o: “Eğer Allah bana doğru yolu gösterseydi, ben de elbette şirk ve isyândan sakınanlardan olurdum” diye mazeretler öne sürmesin.
Kur'an Tefsiri
Hayatta iken iman, tevbe, ibâdet ve itaat ile Allah’ın af ve rahmetini elde edemeyen kişi, âhiret gerçeği ile karşılaştığı vakit pişmanlığını gizleyemeyecektir: Dünyada iken Allah’a itaatte gösterdiği kusurlara ve O’na karşı işlediği günahlara pişman olacak; “âh, keşke böyle yapmasaydım” diyecek. Kurtuluş için mazeretler uydurmaya, hatta suçu Rabbine, kadere atmaya çalışacak. Tekrar dünyaya dönüp iyilik ve ihsan sahibi kimselerden olmak isteyecek… Fakat bunların hepsi, karşılığı olmayan birer boş temennîden öteye geçmeyecektir. Allah Teâlâ bu gibi nasipsiz bedbahtlara: “Hayır! Gerçekleri açıklayan âyetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanladın, onları kabul etmeyi kibrine yediremedin ve kâfirlerden oldun!” (Zümer 39/59) buyuracaktır. Bu ilâhî beyân, insanın yaptıklarından sorumlu olduğunu gösterir. Demek ki, onların bu duruma düşmeleri, Allah’ın kendilerine hidâyet etmemesi değildir. Bilakis Allah onlara doğru yolu göstermek için âyetler indirmiş; fakat onlar kibirlerinden dolayı bu âyetleri yalanlayarak böyle hazin bir âkıbete uğramışlardır.
Dünyada yapılan iyi veya kötü amellerin mahşer yerine yansımasına gelince:Muhtasar Tefsir
Ya da kaderi delil getirip şöyle söyler: "Eğer Allah beni muvaffak kılsaydı, ben de muttakilerden olurdum. Emirlerini yerine getirir, yasaklarından sakınırdım."