Vellâtî ye/tîne-lfâhişete min nisâ-ikum festeşhidû ‘aleyhinne erbe’aten minkums fe-in şehidû feemsikûhunne fî-lbuyûti hattâ yeteveffâhunne-lmevtu ev yec’alaAllâhu lehunne sebîlân
Meal
Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört şâhit getirin. Bunlar şâhitlik ederlerse, o kadınları, ölüm kendilerini alıp götürünceye veya Allah haklarında bir çıkış yolu belirleyinceye kadar evlerde tutun, dışarı bırakmayın.
Kur'an Tefsiri
اَلْفَاحِشَةُ (fâhişe); çok çirkin, edep dışı hareket demektir. İster erkekle kadın, ister erkekle erkek, ister kadınla kadın arasında cereyan etsin tüm gayr-i meşrû cinsî münâsebetleri ifade eder. Zinâ suçunun cezasıyla alakalı âyet-i kerîmeler birlikte değerlendirildiğinde 15. âyetin kadınların kendi aralarında yaptıkları sevicilik, lezbiyenlik gibi fuhuştan; 16. âyetin de erkeklerin kendi aralarında yaptıkları livâta, homoseksüellik fuhşundan bahsettiği anlaşılır. Nitekim Nûr sûresinin 2. âyetinde kadınlarla erkekler arasında yapılan fuhuş yani zina suçunun hükmü açıklanmaktadır. Şu halde suçların cezalarıyla alakalı hükümlerde bir nesih söz konusu değildir. Buna göre:
› Seviciliğin cezası kadınları evlerde hapsetmektir. “Allah’ın onlara bir yol açması” ise hallerini düzeltmeleri ve erkeklerle evlenmeleridir.
› Livata suçunun cezası, bunu yapanlara söz ve fiille eziyet çektirmek, onlara maddî ve manevî olarak acı vererek canlarını yakmak, böylece bu iğrenç fiili işlemekten vazgeçmelerini sağlamaktır. Ceza olarak ne söyleneceği, ne yapılacağı âyette açıklanmamış, ictihad ve uygulamaya bırakılmıştır.
› Bekar kadınla bekar erkeğin yaptığı zinanın cezası Nûr sûresi 2. âyette açıklandığı üzere yüzer sopa vurmaktır.
› Sünnet deliliyle evli kadın ve evli erkeğin zina cezası ise recimdir.
Bütün bunlar büyük günahlar olup, onların affı için yapılacak makbul tevbenin şartları hakkında buyruluyor ki:
Muhtasar Tefsir
Evli olan ya da olmayan kadınlarınızdan zina suçunu işleyenler için adil olan dört Müslümanı şahit olarak getirin. Eğer zina suçu işlediklerine şahitlik ederlerse kadınlarınızı cezalandırmak için ölüm gelip canlarını alana kadar ya da Allah onlar için evde hapsetmekten başka bir yol getirene kadar onları evlerde hapsedin. Yüce Allah bundan sonra onlar için izlenecek yolu belirlemiştir. O da, bakire olan zinakâr kadına yüz celde/kırbaç vurulması ve bir sene yaşadığı beldeden uzaklaştırılmasıdır. Muhsane, evli olan (ya da başından evlilik geçen) kadının ise recm edilmesidir.