Vemen lem yestati’ minkum tavlen en yenkiha-lmuhsanâti-lmu/minâti femin mâ meleket eymânukum min feteyâtikumu-lmu/minâtic vaAllâhu a’lemu bi-îmânikumc ba’dukum min ba’dinc fenkihûhunne bi-iżni ehlihinne veâtûhunne ucûrahunne bilma’rûfi muhsanâtin ġayra musâfihâtin velâ mutteḣiżâti aḣdâninc fe-iżâ uhsinne fe-in eteyne bifâhişetin fe’aleyhinne nisfu mâ ‘alâ-lmuhsanâti mine-l’ażâbic żâlike limen ḣaşiye-l’anete minkumc veen tasbirû ḣayrun lekumk vaAllâhu ġafûrun rahîmun
Meal
İçinizde hür mü’min kadınlarla evlenecek servet ve imkânı bulunmayanları, sahibi olduğunuz mü’min cariyelerle evlendirin. Allah sizi imanlarınızla değerlendirir ve her birinizin imanının keyfiyet ve derecesini çok iyi bilir. Hür olsun, câriye olsun hepiniz aynı kökten birer insan; mü’minler olarak da aynı dinin ve aynı toplumun mensuplarısınız. O halde câriyeleri, iffetli yaşamaları, açıkça veya gizli dostlar tutarak zinâ etmemeleri şartıyla ve sahiplerinin de izniyle nikâhlayın. Mehirlerini de dinin ve örfün gereklerini dikkate alarak güzelce verin. Evlendikten sonra zinâ ederlerse onların cezası hür kadınların cezasının yarısıdır. Câriyelerle evlenme izni, içinizden kötü yola düşmekten korkanlar içindir. Ancak sabredip onlarla evlenmemeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Kur'an Tefsiri
Evlenmek isteyen, fakat maddî gücü olmayan erkeklerin mü’min cariyeleri nikahlaması tavsiye edilmektedir. Eski devirlerde köle ve cariyelere insan nazarıyla bakılmadığı için, câriye nikahlamak erkek için haysiyet kırıcı bir davranış olarak kabul ediliyordu. Âyet bu anlayışı yumuşatmak ve gerekli durumlarda cariyelerin de nikahlanabileceği düşüncesine hazırlamak maksadıyla, bütün insanların aynı kökten geldiğine, herkesin insanlıkta birbirine eşit olduğuna, hele mü’minlerin aynı dinin ve toplumun parçası olduklarına dikkat çekmektedir. “Allah sizin imanınızın keyfiyet ve derecesini çok iyi bilir” cümlesi de, kadın ve erkeklerin, hür ve kölelerin imanlarını ve bütün bu insanların iman bakımından birbirlerine karşı üstünlüklerini en iyi bilenin Allah olduğunu ifade etmekte, böylelikle de Allah katında önemli olanın soy sop değil, iman kuvveti olduğunu ihsas ettirmektedir. Dolayısıyla mü’minler de insanları değerlendirirken bu ölçüye dikkat etmelidirler.
Câhiliye döneminde câriye sahipleri, bunları ücret karşılığı fuhuş yapmak üzere kiraya verir ve bundan para kazanırlardı. Âyette geçen إِتِّخَاذُ الْأخْدَانِ (ittihâzü’l-ahdân) ifadesi, gizli dost tutmak mânasında olup, genellikle câriyelerin belirli birisiyle buluşup zina etmesi anlamına gelmekteydi. Âyet bu çirkin ve insanlık dışı âdeti yasaklamış, cariyelerle evliliğin namus ve hukuk temeli üzerine oturmasını istemiştir.
Evlenip iffetleri koruma altına alındıktan sonra zina eden cariyelere hür kadınların cezasının yarısı, yani yüz sopanın yarısı olan elli sopa cezası uygulanacaktır. Âlimlerin çoğunluğuna göre âyetteki “muhsanât” kelimesi evli kadınları değil, bekâr hür kadınları ifade etmektedir. Zira evli hür kadınların zina cezası sünnetle sabit olan recimdir ve bu ceza bölünebilir nitelikte değildir.
Unutmayın ki:
Muhtasar Tefsir
Ey erkekler! İçinizden, malının az olması sebebiyle hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimselerin, zahiren size Mümin görünen başkasına ait Mümin köle kadınlarla evlenmesi caizdir. Allah, imanınızın hakikatini ve iç hallerinizi en iyi bilendir. Köle kadınlar din ve insanlıkta sizinle eşittir. Onları küçümseyerek evlenmekten kaçınmayın. Sahiplerinin izniyle onlarla evlenin. Mehirlerini hiç eksiltmeden ve onları oyalamadan verin. Bu durum, onlar açık açık zina etmeyen veya kendileriyle gizli gizli zina ettiği dostlar edinmemiş iffetli kimseler ise böyledir. Şayet onlar evlenir ve ardından zina suçu işlerlerse, onlar için hür kadının cezasının yarısı vardır. Elli celde/sopa darbesi cezası vardır. Zina eden özgür evli kadının cezasının aksine onlara taşlanarak öldürülme recm cezası verilmez. Burada iffetli köle kadınlarla evlenmenin mübah olmasının zikredilmesi, zinaya düşmekten korkan ve özgür kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyen kimseler içindir. Yoksa, köle bir kadından, köle çocuk sahibi olmaktan sakınmak için köle kadınlarla evlenmeden sabretmek daha evladır. Allah tövbe eden kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder. Onlara hür kadınlarla evlenmekten aciz olmaları halinde, zinaya düşmekten korktuklarında, köle kadınlarla evlenmelerine izin vermesi de onun rahmetindendir.