Velev ennâ ketebnâ ‘aleyhim eni-ktulû enfusekum evi-ḣrucû min diyârikum mâ fe’alûhu illâ kalîlun minhums velev ennehum fe’alû mâ yû’azûne bihi lekâne ḣayran lehum veeşedde teśbîtân
Meal
Eğer onlara “Kendinizi öldürün!” yahut “Yurtlarınızdan çıkın!” diye emretmiş olsaydık, içlerinden pek azı müstesna, bu emri yerine getirmezlerdi. Halbuki onlar, verilen öğütleri tutsalardı, hem kendileri için daha hayırlı olur hem de iman, azim ve sebâtları daha da artardı.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâlâ daha önceki ümmetlere, ezcümle İsrâiloğulları’na, kalp katılıklarının giderilmesi, işledikleri ağır günahların affı gibi çeşitli hikmetlere binaen kimi zaman çok ağır tekliflerle sorumlu kılmıştır. İslâm ise fıtrata uygunluk ve kolaylık dini olup insan tabiatına aykırı, mutad olandan fazla teklifler getirmemiştir. Hak Teâlâ 66. âyette, daha önceki âyetlerde beyân buyrulan itaat esasının bir zeyli olmak üzere, İslâm’daki bütün emir ve yasakların kolaylıkla itaat edilebilir cinsten olduğunu dolaylı bir biçimde beyân buyurmaktadır. Daha önemlisi İslâmî emir ve yasaklara uymanın neticesi çok parlaktır:
Muhtasar Tefsir
Onlara, birbirlerini öldürmeyi veya ülkelerinden çıkıp gitmelerini farz kılmış olsaydık, onlardan pek az kimse dışında çoğu bu emrimizi yerine getirmezdi. Allah’a hamt etsinler ki, Allah onları meşakkatli şeylerle mükellef kılmadı. Şayet onlar kendilerine söylenen Allah`a itaat olan emirleri yapmış olsalardı, muhalefet etmelerinden daha hayırlı, imanları için de çok daha sağlam olurdu. Biz de onlara kendi katımızdan çok büyük sevap verir ve onları Allah’a ve cennetine ulaştıran yola ulaştırırdık.