Yed’ûne fîhâ bikulli fâkihetin âminîne
Meal
Orada güven içinde canlarının çektiği her türlü meyveden isterler.
Kur'an Tefsiri
Cehennemliklerin acıklı durumları feci manzaralar halinde sunulduktan sonra, bunun karşısında durum daha iyi anlaşılsın diye cennetliklerin durumu arz edilir. Cennetliklere ihsan edilecek nimetler haber verilir:
Allah’tan korkup günahlardan sakınanlar, âhirette güvenli bir makam, emniyetli bir mekânda bulunacaklar. Kendilerine herhangi bir zararın ulaşma imkân ve ihtimali yoktur. Nitekim Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
“Cennet ehline denilecek ki, «Sizler burada hiç hasta olmayacak, daima sıhhatli kalacaksınız. Ölüm de yok, ebedi yaşayacaksınız. Sıkıntı duymayacak, hep huzur içinde olacaksınız. Yaşlanmayacak, hep genç kalacaksınız.»” (Müslim, Cennet 22)
Yine cennetlikler nimetlerle dolu cennetlerin, güzelliklerle dolu cennet bahçelerinin içinde; çeşmelerin, pınarların başlarında olacaklar. Alttan ince ipek ve üstten parlak atlastan lüks elbiseler giyecekler. Birbirine sadece sevgi ve muhabbet ızhar eden gönül dostları olacaklar; içinde hiç kinden, hasetten eser olmayan pürüzsüz ebedi dostluklar yaşanacak. Güzel gözlü, beyaz tenli cennet hûrileri ile evlendirilecekler. Canlarının çektiği her türlü meyvelerden yiyecekler. Dünyadan göçerken tattıkları ölümden sonra bir daha ebediyen ölüm azabı tatmayacaklar. Hem ebedi olarak cehennem azabından kurtulmuş olacaklardır. Şüphesiz ki en büyük başarı, en büyük mutluluk bu nimetlere erişebilmektir.
Nitekim Resûlullah (s.a.s.):
“İşlerinizde orta yolu tutun. Bilin ki, hiçbiriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez” buyurunca ashâb-ı kirâm:
“- Sen de mi kurtulamazsın ey Allah’ın Rasûlü?” diye sordular. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.):
“- Evet, ben de kurtulamam. Şu kadar var ki, Allah merhametiyle beni bağışlarsa, o başka” buyurdu. (Müslim, Munafikîn 76, 78)
O yüzden:Muhtasar Tefsir
Onlar, istedikleri her türlü meyveyi kendilerine getirmeleri için orada hizmetçilerini çağırırlar. Orada meyvelerin tükenmesinden ve kendilerine zarar vermesinden güven içindedirler.