VeliAllâhi cunûdu-ssemâvâti vel-ardic ve kânaAllâhu ‘azîzen hakîmân
Meal
Göklerin ve yerin orduları yalnızca Allah’ındır. Allah, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır.
Kur'an Tefsiri
Bu sûrenin 12. âyetinde de belirtildiği üzere Medine ve civarındaki münafıklar, çıktıkları bu seferden Peygamberimiz (s.a.s.) ve beraberindeki mü’minlerin sağ salim geri dönmeyeceklerini, onları müşriklerin yok edeceklerini sanıyorlardı. Müşrikler de Efendimiz’i ve mü’minleri umre yapmaktan engellemek suretiyle onları küçük düşüreceklerini zannediyorlardı. Aslında her iki gürûh da, Allah’ın Peygamber (s.a.s.)’e yardım etmeyeceğini ve hakkın bâtıl karşısında yenileceğini düşünüyorlardı. Düşündüklerinin tam tersi oldu. Allah Teâlâ, Rasûlü’nü muzaffer kıldı, o din düşmanlarını ise dünyada gazabına uğrattı, rahmetinden uzaklaştırdı; âhirette ise onlar ebediyen cehennemde kalacaklardır. Göklerin ve yerin ordularına sahip olan Allah’ın dilediğine istediği cezayı verebileceğinde ve kimsenin O’nun kudretinden kurtulamayacağında şüphe yoktur.
İşte bu hikmet gereğince:Muhtasar Tefsir
Göklerin ve yerin orduları Allah`ındır. O, orduları ile kullarından dilediğine yardım eder. Allah; yücedir, hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği mutlak güç sahibidir. Yaratmasında, takdirinde ve yönetmesinde çok hikmet sahibidir.