Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ الطور

Tûr Sûresi

Tefsiri
52. sûreMekkî49 âyetSayfa 522
Sûreyi oku Tefsire başla
  1. 1 Yemîn olsun T ¯ur’a,
  2. 2 Satır satır yazılmış o kitaba,
  3. 3 Açılıp yayılmış ince deri üzerine.
  4. 4 Beyt-i Ma‘mûr’a,
  5. 5 O pek yüksek olan gök kubbeye,
  6. 6 Kıyâmet günü alev alev yakılıp tutuşturulan denize ki;
  7. 7 Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır!
  8. 8 Onu önleyebilecek hiçbir güç yoktur.
  9. 9 O gün gökler müthiş bir sarsıntıyla sarsılıp çalkalanacak!
  10. 10 O heybetli dağlar yerlerinden sökülüp süratle yürütülecek!
  11. 11 İşte o gün, hayattayken dinî gerçekleri yalanlayanların vay hâline!
  12. 12 Onlar ki daldıkları bataklıkta oynayıp duruyor, âhiret hesâbını hiç akıllarına getirmiyorlar.
  13. 13 O gün onlar cehennem ateşine şiddetli bir itilişle itilip kakıla­caklar!
  14. 14 Kendilerine şöyle seslenilecek: “Vaktiyle yalanlayıp durduğu­nuz ateş işte budur!”
  15. 15 “Peki söyleyin bakalım, Kur’an’a sihir dediğiniz gibi, bu da mı bir sihir? Yoksa siz hâlâ ateşi…
  16. 16 “Yanıp kavrulmak için girin şimdi oraya! Artık ateşin acısına ister dayanın, ister dayanmayın; sizin için değişen…
  17. 17 Gönülleri Allah’a karşı saygıyla dopdolu olup O’na itaatsizlikten sakınan ve O’nun emirlerini büyük bir itinâ ile…
  18. 18 Rablerinin kendilerine bahşettiği nimetlerle zevk u safâ sürer­ler. Rableri onları o kızgın alevli cehennemin azabından koru­muş­tur.
  19. 19 Onlara: “Dünyada yaptığınız güzel amellerin karşılığı olarak yiyin, için, âfiyet olsun!” denecek.
  20. 20 Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanacaklar. Onları tatlı dilli, güler yüzlü, güzel gözlü tertemiz cennet hanımlarıyla evlendire­ceğiz.
  21. 21 İman edenleri ve onların nesillerinden makbul bir iman ile kendilerinin izlerini tâkip edenleri cennette birbirlerine kavuşturacak,…
  22. 22 Onlara canlarının çektiği meyve ve et çeşitlerinden bol bol ikram edeceğiz.
  23. 23 Orada içecek dolu kadehleri elden ele dolaştırırlar; fakat bunu içmek ne boş ve mânasız konuşmalara sebep…
  24. 24 Etraflarında hizmetlerine tahsis edilmiş, sedeflerinde saklı inciler gibi pırıl pırıl civanlar dolaşır.
  25. 25 Birbirlerine dönüp hallerini sorar, sohbet ederler.
  26. 26 Şöyle derler: “Doğrusu biz, geçmişte çoluk çocuğumuzun arasında, en mutlu olduğumuz anlarda bile Rabbimizin azabından çok…
  27. 27 “Fakat şükürler olsun ki Allah bize lutfetti de, alevleri iliklere işleyen o korkunç azaptan bizi korudu!”
  28. 28 “Çünkü biz daha önce yalnız O’na kulluk eder, yalnız O’na yalvarırdık. Gerçekten O, evet O, lutf…
  29. 29 Rasûlüm! Sen öğüt vermeye devam et. Şunu bil ki sen, Rab­binin nimeti sâyesinde ne bir kâhinsin,…
  30. 30 Yoksa onlar: “O, şâirin biri! Bekliyoruz, zamanın felâketlerine uğrayacak, helâk olup gidecek” mi diyorlar?
  31. 31 De ki: “Bekleyedurun; ben de sizinle beraber zamanın neler getireceğini bekliyorum!”
  32. 32 Bunu onlara akılları mı söyletiyor? Yoksa onlar bir azgınlar gürûhu da, ondan mı böyle davranıyorlar?
  33. 33 Yahut: “Kur’an’ı kendiliğinden uyduruyor!”mu diyorlar? Ha­yır! Onlar gerçeği biliyor, fakat inanmak istemiyorlar.
  34. 34 Eğer iddialarında doğru iseler, haydi onun benzeri bir söz getirsinler!
  35. 35 Acaba onlar bir yaratan olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendilerini bizzat kendileri mi yaratıyorlar?
  36. 36 Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Aslında onlar, Allah’ın varlığına gerçek anlamda inanmıyorlar.
  37. 37 Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa kâinatı yöneten onlar mı?
  38. 38 Yoksa onlara has mûcizevî bir merdiven var da, onun üstünde göğe yükselip ilâhî sırları mı dinliyorlar?…
  39. 39 Demek, ey müşrikler, beğenmediğiniz kız çocuklar Allah’ın, erkek çocuklar sizin, öyle mi?
  40. 40 Yoksa sen, tebliğine karşılık onlardan bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında…
  41. 41 Yoksa gayba dâir bilgiler onların eli altında bulunuyor da, varlıkların kaderini onlar yazıyor, oradaki bilgilere göre…
  42. 42 Yoksa onlar Peygamber’e bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Oysa asıl tuzağa düşenler, o kâfirlerin tâ kendileridir!
  43. 43 Yoksa onların Allah’tan başka sığınacakları bir ilâhları mı var? Allah onların koştukları ortaklardan pek yücedir, uzaktır!
  44. 44 Onlar, kendilerini helâk etmek üzere gökten bir parçanın üzerlerine düşmekte olduğunu görseler bile inatlarından: “Bu, üst…
  45. 45 Rasûlüm! Artık, yedikleri darbeyle cansız yere düşecekleri güne kavuşuncaya kadar sen onları kendi hallerine bırak!
  46. 46 O gün dünyadaki hile ve tuzakları onlara bir fayda sağlama­yacak; kimseden yardım da göremeyecekler.
  47. 47 Zâlimler için âhiret azabından önce dünyada da bir azap vardır; fakat onların çoğu bunu bilmez.
  48. 48 Rasûlüm! Rabbinin hükmü yerine gelene kadar sabret. Çünkü sen bizim himâyemizde, gözetimimiz altındasın. Her kalktığında Rabbini…
  49. 49 Gecenin bir kısmında da, yıldızların batmaya durduğu demde de O’nu tesbih et!

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma