Hâżihi-nnâru-lletî kuntum bihâ tukeżżibûne
Meal
Kendilerine şöyle seslenilecek: “Vaktiyle yalanlayıp durduğunuz ateş işte budur!”
Kur'an Tefsiri
Kıyâmet günü göklerin ve yerin düzeni bozulup alt üst olacaktır. Gökyüzü eski fütursuz atlas gibi halini kaybedecek, dağılıp parçalanacak, ileri geri tekrar tekrar hareket ederek kaynaşacaktır. Dalgalar halinde birbirine girip çalkalanacaktır. Dağları sapasağlam tutan yeryüzünün o tutuşu gevşeyecek, böylece dağlar da köklerinden sökülerek uçuşup giden dağınık bulutlar gibi boşlukta uçuşacaklardır. Dünyadayken kıyamet, âhiret, cennet ve cehennemle alakalı haberleri alay konusu yapan, sırf onlarla eğlenmek için söz ebeliği eden yalancılar o gün cehenneme atılacaklardır. Fakat bu da sıradan bir atılma değil, “şiddetle, kaba bir şekilde, alçaltıcı ve onur kırıcı bir halde” olacaktır. Cehennem bekçileri onların ellerini boyunlarına bağlayacak, perçemlerini de ayakları ile bir araya getirip yüzüstü cehenneme doğru itecek, boyunlarından da şiddetle çekip götüreceklerdir. Cehennem ateşine varıncaya kadar böyle devam edeceklerdir. Onları cehenneme doğru sürükleyip ateş ile karşı karşıya getirdiklerinde ise, hasret ve pişmanlıklarını daha da artırmak için: “Bu da mı sihir? Siz bu ateşi haber veren vahye daha önce bir sihir, bir aldatma diyordunuz. Şimdi bunun böyle fiilen gerçekleşmesi de sihir mi? Dünyada ilâhî hakîkatlere kör davrandığınız gibi, burada da gözünüz görmüyor mu yoksa?” diyecekler ve onları, sabretseler de sabretmeseler de asla değişikliğe uğramayacak ebedî azaba sürükleyeceklerdir.
Buna mukabil dâimâ Allah’ın huzurunda bulundukları şuuruyla güzel bir kulluk hayatı süren, haramlardan kaçınıp ilâhî emirlere uyan bahtiyarlara gelince:Muhtasar Tefsir
Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Resulleriniz sizi kendisi ile korkuttuğu halde işte bu yalanlayıp durduğunuz ateşin ta kendisidir."