FeliAllâhi-l-âḣiratu vel-ûlâ
Meal
Hayır! Gerçek böyle değildir! Âhiretin de dünyanın da mutlak sahibi ve hâkimi Allah’tır. Kimse O’nun hükmüne karışamaz ve kime neyi vereceğini yalnız O takdir eder.
Kur'an Tefsiri
Lât, Uzzâ ve Menât Kureyşliler’in en fazla önem verdikleri putların isimleridir. Bunların Kâbe’nin dışında başka yerlerde tapınakları vardı. Lât için Tâif’de, Uzzâ için Nahle’de, Menât için Kudeyd’de birer mekânın olduğu nakledilir. Bunlardan başka çeşitli kabilelerin kendilerine mahsus, kapıcıları ve bakıcıları bulunan tapınakları da bulunmaktaydı. Müşrikler, tamamen nefsânî arzu ve isteklerine bağlı olarak bunlara tapmakta idiler. Çünkü bunların tanrı olduğuna dair hiçbir sağlam bir belge ve delile sahip değillerdi. Halbuki bir şeyin gerçek olup olmadığı kuruntulara göre değil, sağlam delillere dayanılarak ispat edilebilir. İşte doğru yol rehberi olarak gelen Kur’ân-ı Kerîm ve onu tebliğ eden örnek insan Hz. Muhammed (s.a.s.), bu putların tanrılıkla uzaktan yakından bir ilişkilerinin bulunmadığı gibi, bunların bâtıl şeyler olduğunu açıkça beyân etmekteydi. Gerçek güneş gibi ortaya çıkmışken, şirki terk edip imana gelmeyenler, umduklarını bulamadıkları gibi, her şeyin yegâne sahibi olan Allah tarafından müstahak oldukları cezaya uğratılacaklardır. Hiçbir şefaatçi de onları bu cezadan kurtaramayacaktır. Çünkü:
Muhtasar Tefsir
Hayır! İnsan için temenni ettiği her şey onun olmaz. Dünya ve ahiret yalnızca Allah`ındır. Dilediğine o ikisinden verir ve dilediğine vermez.