Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Necm Sûresi Tefsiri

Necm Sûresi 4. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ ٤

İn huve illâ vahyun yûhâ

Meal

Onun bildirdikleri, kendisine Allah tarafından gelen vahiyden başka bir şey değildir.

Kur'an Tefsiri

Resûlullah (s.a.s.)’in dilinden sadır olan Kur’an âyetlerinin hepsi Allah tarafından kendisine vahyedilen sözlerdir. Onlarda vahiy mahsulü olmayan hiçbir şey yoktur. Hepsi Allah’a aittir. Çünkü dinî hususlarda Efendimiz (s.a.s.) kendi arzu ve isteklerine dayanarak hiçbir beyânda bulunmaz. Şahsının böyle bir talebi olmadığı gibi, zaten böyle bir salahiyete sahip de değildir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in hadislerine gelince bunlar hakkında şu değerlendirme yapılabilir:

›        İslâm’ın hükümlerini beyân, Kur’an’ı tefsir ve izah özelliği taşıyan sözlerinin tümü vahiy kaynaklıdır.

Fakat Kur’an ile hadisler arasında fark vardır. Kur’an âyetleri lafız ve mânalarıyla birlikte Allah tarafından geldiği halde, hadis-i şeriflerde mânalar Allah’a ait iken lafızlar Efendimiz (s.a.s.)’e aittir. Bu sebeple Kur’an’a (el-vahyü’l-celiyyu) “açık vahiy”, hadislere ise (el-vahyu’l-hafiyyu: gizli vahiy” denilmiştir.

›        Resûlullah (s.a.s.)’in Allah’ın dinini tebliğ ve yayma yolunda mücadele ederken çeşitli zamanlarda verdiği emirleri ve yaptığı konuşmaları ihtivâ eden sözleri vahiy mahsulü değildir.

Bilindiği üzere Efendimiz (s.a.s.) zaman zaman sahâbeyle istişarede bulunmuştur. Bu istişareler sonunda o, bazan kendi reyinden vazgeçip, sahâbelerin reyini kabul etmiştir. Bazen de sahâbeler “Bu sizin kendi sözünüz mü yoksa Allah’ın vahyi midir?” diye sormuşlar, O da “Benim sözümdür” karşılığını vermiştir. (bk. İbn Sa‘d, et-Tabakât, II, 15) Bazen Peygamberimiz (s.a.s.) içtihat edip, bu doğrultuda emir verdikten hemen sonra, Allah Teâlâ, onun içtihadının aksini bildiren ayetler indirmiş ve bunun üzerine Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.) yanlış olan içtihadını düzeltmiştir. (bk. Enfâl 8/67-69; Tevbe 9/43) Dolayısıyla onun bir insan olması hasebiyle söylediği sözlerin, sahâbeleriyle istişare ederek aldığı kararların veya Allah’ın sonradan aksini emrettiği konulardaki içtihatlarının vahiy mahsülü olmadığı anlaşılmaktadır.

›        Yine Peygamberimiz (s.a.s.)’in bir insan olması hasebiyle, peygamberlikten önce ya da sonra, dinin hükümleri, emir ve yasakları, ahlâk ve adabı ile alakalı olmayan sözleri de vahiy mahsülü değildir. Zâten kâfirlerin, Efendimiz (s.a.s.)’in bu tür sözleriyle ilgili herhangi bir itirazları yoktur. Onların esas itirazları, İslâm’ın iki ana kaynağı olan Kur’an ve sünnet ile alakalıdır.

Halbuki:

Muhtasar Tefsir

Bu Kur`an, Yüce Allah`ın Cebrail -aleyhisselam- aracılığı ile ona vahyettiği vahiyden başka bir şey değildir.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma