Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ القمر

Kamer Sûresi

Tefsiri
54. sûreMekkî55 âyetSayfa 527
Sûreyi oku Tefsire başla
  1. 1 Kıyâmet yaklaştı ve ay yarıldı.
  2. 2 Fakat müşrikler ne zaman bir mûcize görseler sırtlarını döner ve: “Bu, öteden beri süregelen kuvvetli bir…
  3. 3 Onlar Peygamber’i de, onun gösterdiği mûcizeyi de yalanlamakta ve kendi bâtıl arzularına uymaktadırlar. Ama şunu bilsinler…
  4. 4 Doğrusu onlara, inandıkları takdirde kendilerini içinde bulundukları inkâr bataklığından çekip çıkaracak nice mühim haberler gelmiştir.
  5. 5 Bu Kur’an ve içindeki âyetler aklını kullanabilenler için mükemmel bir hikmet ve açık bir ibrettir! Ne…
  6. 6 Dolayısıyla üzerlerine varmaktan artık vazgeç! Çünkü bir gün gelecek, bir dâvetçi onları hiç görülmemiş, tanınmamış dehşetteki…
  7. 7 O gün onlar, gözleri zillet ve dehşet içinde öne düşmüş olarak kabirlerinden çıkacak; yayılmış çekirgeler gibi…
  8. 8 Tam bir teslimiyet içinde süratle koşacaklar dâvetçiye doğru. Kâfirler: “Bugün, çok çetin bir gün!” diye feryat…
  9. 9 Bunlardan önce Nûh kavmi de yalanlamıştı. Kulumuz Nûh’u yalancı saymakta ısrar ettiler, ona: “Delinin teki!” dediler.…
  10. 10 Nihâyet o da Rabbine: “Ben mağlup düştüm. Artık dinine yar­dım et, intikâmımı sen al!” diye yalvardı.
  11. 11 Biz de nehirler gibi devamlı akan bir su ile göğün kapılarını açtık.
  12. 12 Yeri de coşkun kaynaklar hâlinde fışkırttık. Nihâyet gökten boşalan ve yerden fışkıran sular, takdir edilmiş bir…
  13. 13 Nûh’u da tahtalarla yapılmış ve çivilerle çakılmış bir gemiye bindirdik.
  14. 14 O gemi, inkâr ve hakârete uğramış, kadri bilinmemiş kıy­metli kulumuza bir mükâfat olarak, bizim gözetimimiz altında…
  15. 15 Biz bunu gelecek nesillere bir ibret levhası olarak bıraktık. Hani bundan ibret ve ders almak isteyen?
  16. 16 Nasılmış benim cezalandırmam ve tehdîdim! Görsünler baka­lım!
  17. 17 Andolsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak kimse…
  18. 18 Âd kavmi de peygamberleri Hûd’u yalanladı. Nasılmış benim cezalandırmam ve tehdîdim! Görsünler bakalım!
  19. 19 Onların üzerine uğursuzluğu devamlı olan bir günde gürültülü, dondurucu şiddetli bir kasırga gönderdik.
  20. 20 Öyle bir kasırga ki insanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi tâ temelinden koparıp fırlatıyordu.
  21. 21 Nasılmış benim cezalandırmam ve tehdîdim! Görsünler bakalım!
  22. 22 And olsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak…
  23. 23 Semûd kavmi de kendilerini uyaran peygamberleri yalan­ladı.
  24. 24 Dediler ki: “İçimizden bir beşere mi uyacağız? O takdirde biz büyük bir sapıklık ve çılgınlığa düşmüş…
  25. 25 “Ne yani, vahiy içimizden zengin ve asil başka biri bulunamayıp ona mı indirilmiş? Bilakis o tam…
  26. 26 Allah Sâlih’e şöyle buyurdu: “Merak etmesinler! Yarın onlar yalancı ve şımarığın kim olduğunu bilecekler!”
  27. 27 “Biz onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderiyoruz. Şimdi sen onların ne yapacağını gözetle ve eziyetlerine…
  28. 28 “Suyun deve ile onlar arasında nöbetleşe olacağını kendilerine haber ver. İçme sırası kiminse o gelip suyunu…
  29. 29 Fakat onlar, içlerindeki en azgın arkadaşlarını çağırıp onu kışkırttılar. O da bıçağını kapıp deveyi hunharca kesiverdi.
  30. 30 Nasılmış benim cezalandırmam ve tehdîdim! Görsünler baka­lım!
  31. 31 Üzerlerine korkunç bir çığlık gönderdik de, davar ağılındaki kuru otlar ve çalı çırpı gibi kırılıp dökülüverdiler.
  32. 32 And olsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak…
  33. 33 Lût kavmi de kendilerini uyaran peygamberleri yalanladı.
  34. 34 Biz de üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik. Ancak Lût’un âilesi müstesnâ. Onları seher vakti kurtardık.
  35. 35 Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte şükredenleri biz böyle mükâfatlandırırız.
  36. 36 Lût onları bizim şiddetli azabımıza karşı uyarmıştı. Fakat onlar uyarıları şüpheyle karşılayıp, bunları yalanladılar.
  37. 37 Üstelik Lût’tan, genç erkek suretinde gelen misâfirlerini, çirkin ve hayâsız emelleri için kendilerine teslim etmesini istediler.…
  38. 38 Bir sabah vakti, önüne geçilemez ve yakalarını bir daha bırak­mayacak bir azap onları kıskıvrak yakalayıverdi.
  39. 39 Haydi tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu!
  40. 40 Andolsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak kimse…
  41. 41 Firavun hanedanına da kendilerini uyaran peygamberler gelmişti.
  42. 42 Onlar âyetlerimizin hepsini yalanladılar. Biz de onları çok kuvvetli ve kudretli bir zâtın şânına yaraşır bir…
  43. 43 Şimdi söyleyin ey müşrikler! Sizin kâfirleriniz, bahsedilen o kâfirlerden daha mı üstün ve güçlü? Onlar cezalandırılırken…
  44. 44 Yoksa onlar “Biz tam bir dayanışma içinde, yenilmez bir topluluğuz” mu diyorlar?
  45. 45 Yakında o topluluk bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.
  46. 46 Hayır! Onlara va’dedilen asıl ceza vakti, kıyâmet günüdür. Kıyâmet gününün azabı, dünyadakinden çok daha korkunç ve…
  47. 47 Şüphesiz inkârcı suçlular, cennetin çok uzağında ve alevli ateşler içinde olacaklardır.
  48. 48 O gün ateşte yüzleri üstü süründürülecekler. Kendilerine: “Ce­hen­nem alevlerinin dokunuşunu, okşayışını tadın, bakalım!” denilecek.
  49. 49 Şüphesiz biz her şeyi dakik, şaşmaz bir ölçüye ve bir kadere göre yarattık.
  50. 50 Olmasını istediğimiz şeyle ilgili emrimiz, başka değil, bir “Ol!” demektir; bir göz kırpması gibi hızlıdır.
  51. 51 Gerçekten biz daha önce sizin gibi nice toplumları helâk ettik. Hiç düşünüp ibret alacak yok mu?
  52. 52 Onların yaptığı her şey defterlerde kayıtlıdır.
  53. 53 Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır.
  54. 54 Allah’a gönülden saygı besleyen, O’na karşı gelmekten sakınıp emirlerine titizlikle uyanlar ise cennet bahçelerinde ve ırmak…
  55. 55 Gücü her şeye yeten ve hükmü her şeye geçen Hükümdar’ın huzurunda, hoşnut olacakları çok şerefli bir…

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma