Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Teğâbün Sûresi Tefsiri

Teğâbün Sûresi 11. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ١١

Mâ esâbe min musîbetin illâ bi-iżniAllâhik vemen yu/min biAllâhi yehdi kalbehuc vaAllâhu bikulli şey-in ‘alîmun

Meal

Başa gelen her musîbet, ancak Allah’ın izin vermesiyledir. Kim içten ve şuurlu olarak Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini doğruya ve gerçeği idrake açar. Allah her şeyi hakkiyle bilir.

Kur'an Tefsiri

Dünya hayatında insanın başına mal, can ve başka şeylerle ilgili musîbetler gelebilmekte; maddî, mânevî, sözlü veya fiilî hoşa gitmeyecek hâdiseler olabilmektedir. Gerek mü’min gerek kâfir hiç kimse bu gibi durumlardan uzak kalamaz. Gerçek şu ki, bunların hepsi Allah’ın izni, iradesi ve takdiri ile olur. Allah’ın izni olmadıkça hiç kimsenin istemesiyle ve çalışmasıyla hiç kimseye bir musibet erişmez. Allah’ın müsaadesi olmadan bir yaprak bile yerinden kıpırdamaz. Ancak musibetlere tahammül bakımından inanmış bir gönülle inanmamış gönül arasında büyük bir fark vardır. Allah’a imanı olmayanlar, gelen musibetler karşısında sabredemez, feryat eder, ruhen ve bedenen kendilerini harap ederler. Allah’a imanı olanlara gelince, Allah onların kalbine o musibet esnasında en doğru düşünceyi ilham eder. Musibetin ancak Allah’ın dilemesiyle olacağını, kendisinin de Allah’a ait olup yine O’na döneceğini hatırlatır. Böyle olunca mü’min kul hemen: اِنَّا لِلّٰهِ وَ اِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ (innâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn) “Bizim bütün varlığımız Allah’ındır ve biz ancak O’na dönüyoruz” (Bakara 2/156) tesellisiyle gönlünü rahatlatır. İşi Allah’a havale eder ve O’na dayanıp güvenir. Bu musibetlerle imtihan edildiğini anlayarak sabreder. Belâların rüzgârına kapılıp Allah ve Rasûlü’ne itaati terk etmez. Bilakis, darlıkta ve zorlukta, genişlikte ve ferahlıkta tüm gücüyle Allah ve Rasûlü’ne itaat etmeye çalışır. Çünkü en büyük musibet, Allah ve Rasûlü’ne itaati terk etmektir. Bir insan için bundan daha büyük bir felâket düşünülemez.

O halde:

Muhtasar Tefsir

Bir kimsenin canına yahut malına yahut çocuğuna Allah`ın bir hükmü ve kaderi olmadıkça hiçbir musibet isabet etmez. Kim, Allah’a ve O`nun kaza ve kaderine iman ederse; Allah onun kalbini hükmüne karşı rıza ve hoşnutluk ile selamette kılar. Allah, her şeyi hakkıyla bilir. Hiçbir şey O`na gizli kalmaz.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma