Velleżîne keferû ve keżżebû bi-âyâtinâ ulâ-ike ashâbu-nnâri ḣâlidîne fîhâs vebi/se-lmasîru
Meal
Âyetlerimizi inkâr edip yalanlayanlara gelince, onlar cehennemin yoldaşları olup orada ebediyen kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
Kur'an Tefsiri
Bu sebepledir ki bütün insanlık, Allah’a, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamberliğine ve ona indirilen Kur’an’a inanmaya davet edilmektedir. “Ey yahudi, Hristiyan, dinli dinsiz bütün insanlar! Allah’a, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamberliğine ve ona indirilen ebedî nûr Kur’an’a iman edin ki, sizi bekleyen, geleceğinde şüphe olmayan dehşetli bir gün vardır” buyrulmaktadır. Bu, kıyâmet günüdür. O günde Allah Teâlâ, gelmiş geçmiş bütün insanları hesaba çekmek için mahşer yerinde toplayacaktır. İşte o gün “teğâbün” yani “kâr ve zararın ortaya çıktığı gün” veya “aldanma” günüdür.
Kıyametin bir ismi de âyet-i kerîmedeki ifadesiyle يَوْمُ التَّغَابُنِ (yevmü’t-teğâbün)dür. Teğâbün kelimesinin aslı اَلْغَبْنُ (gabn, gaben)dir. Gabn, lügatte “gizlemek, unutmak, hata etmek, zayıf olmak ve aldatmak” mânalarına gelir. Daha çok ticârette aldanmak veya aldatmak mânasında kullanılır. Mesela bir malı değerinden aşağı veya yukarı almak veya satmak “gabin”dir ki, fark asıl değerinden az olursa “gabn-i yesîr”, çok olursa “gabn-i fâhiş” denilir. “Teğâbün” de karşılıklı aldatma yahut aldatma ve aldanmanın ortaya çıkmasıdır. Dünyada hidâyet yolunu bırakıp sapıklık yolunu tercih edenler veya yapmaları gereken işleri gereği gibi yapmayanlar, aldanmış olduklarını kıyâmet gününde anlayacakları için o güne “teğâbün günü” denmiştir. İnsan dünyada yaptığı yanlışların neticesini orada göreceğinden, nasıl bir aldanış içinde olduğunu da tüm ayrıntılarıyla orada anlayacaktır. Âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“Doğru yola karşılık sapıklığı satın alanlar işte onlardır. Bu sebeple ticâretleri kâr etmemiş ve doğru yolu da bulamamışlardır.” (Bakara 2/16)
“İşte onlar, âhireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu sebeple ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.” (Bakara 2/86)
Görüldüğü üzere âhiret kâr ve zararın ortaya çıktığı zamandır. İman edip imanın gereği olan sâlih amelleri işleyenler cennetle mükâfatlandırılacakları gibi, inkâr ve yalancılık yolunu tutanlar cehennem ateşiyle cezalandırılacaklardır.
Şunu unutmayın ki:
Muhtasar Tefsir
Allah`ı inkâr edenlere ve resulümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Onlar, orada ebedî kalacaklardır. Onların varacakları yer ne kötü ve çirkin bir varış yeridir.