Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Teğâbün Sûresi Tefsiri

Teğâbün Sûresi 9. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ ٩

Yevme yecme’ukum liyevmi-lcem’is żâlike yevmu-tteġâbunik vemen yu/min biAllâhi ve ya’mel sâlihan yukeffir ‘anhu seyyi-âtihi ve yudḣilhu cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ ebedâenc żâlike-lfevzu-l’azîmu

Meal

Gün gelecek, Allah sizi o büyük toplantı gününde bir araya getirecektir. O gün, kayıp ve kazançların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah’a iman eder ve sâlih ameller işlerse, Allah onun günahlarını örter ve onu, ebediyen kalmak üzere, içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. En büyük başarı ve kurtuluş işte budur!

Kur'an Tefsiri

Bu sebepledir ki bütün insanlık, Allah’a, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamberliğine ve ona indirilen Kur’an’a inanmaya davet edilmektedir. “Ey yahudi, Hristiyan, dinli dinsiz bütün insanlar! Allah’a, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamberliğine ve ona indirilen ebedî nûr Kur’an’a iman edin ki, sizi bekleyen, geleceğinde şüphe olmayan dehşetli bir gün vardır” buyrulmaktadır. Bu, kıyâmet günüdür. O günde Allah Teâlâ, gelmiş geçmiş bütün insanları hesaba çekmek için mahşer yerinde toplayacaktır. İşte o gün “teğâbün” yani “kâr ve zararın ortaya çıktığı gün” veya “aldanma” günüdür.

Kıyametin bir ismi de âyet-i kerîmedeki ifadesiyle يَوْمُ التَّغَابُنِ  (yevmü’t-teğâbün)dür. Teğâbün kelimesinin aslı اَلْغَبْنُ (gabn, gaben)dir. Gabn, lügatte “gizlemek, unutmak, hata etmek, zayıf olmak ve aldatmak” mânalarına gelir. Daha çok ticârette aldanmak veya aldatmak mânasında kullanılır. Mesela bir malı değerinden aşağı veya yukarı almak veya satmak “gabin”dir ki, fark asıl değerinden az olursa “gabn-i yesîr”, çok olursa “gabn-i fâhiş” denilir. “Teğâbün” de karşılıklı aldatma yahut aldatma ve aldanmanın ortaya çıkmasıdır. Dünyada hidâyet yolunu bırakıp sapıklık yolunu tercih edenler veya yapmaları gereken işleri gereği gibi yapmayanlar, aldanmış olduklarını kıyâmet gününde anlayacakları için o güne “teğâbün günü” denmiştir. İnsan dünyada yaptığı yanlışların neticesini orada göreceğinden, nasıl bir aldanış içinde olduğunu da tüm ayrıntılarıyla orada anlayacaktır. Âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:

“Doğru yola karşılık sapıklığı satın alanlar işte onlardır. Bu sebeple ticâretleri kâr etmemiş ve doğru yolu da bulamamışlardır.” (Bakara 2/16)

“İşte onlar, âhireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu sebeple ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.” (Bakara 2/86)

Görüldüğü üzere âhiret kâr ve zararın ortaya çıktığı zamandır. İman edip imanın gereği olan sâlih amelleri işleyenler cennetle mükâfatlandırılacakları gibi, inkâr ve yalancılık yolunu tutanlar cehennem ateşiyle cezalandırılacaklardır.

Şunu unutmayın ki:

Muhtasar Tefsir

-Ey Peygamber!- Allah`ın kıyamet günü, sizi toplayacağı ve size amellerinizin karşılığını vereceği günü hatırla. O gün, kâfirlerin zararının ve eksikliklerinin ortaya çıktığı gündür. Çünkü Müminler o gün, kâfirlerin cennetteki yerlerine mirasçı olurlar. Kâfirler de Müminlerin cehennemdeki yerlerine mirasçı olurlar. Kim Allah`a iman eder ve salih ameller işlerse Yüce Allah, onun günahlarını örter ve onları, içinde ebedî olarak kalacakları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar oradan çıkmazlar, cennetin nimetleri devamlıdır, onlardan kesilmez. İşte onların elde ettikleri bu kazanç, hiçbir kazancın kendisine yakınlaşamayacağı en büyük kazançtır.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma