Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ التغابن

Teğâbün Sûresi

64. sûreMedenî18 âyetSayfa 555
MushafDinle / MP3Tefsir
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ١

Yusebbihu liAllâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardis lehu-lmulku ve lehu-lhamdus ve huve ‘alâ kulli şey-in kadîrun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Göklerde olanlar ve yerde bulunanlar Allah'ı tesbih ederler. Hükümranlık O'nundur, Övülmek O'na mahsustur. O herşeye Kadir'dir.

Muhtasar Tefsir

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ٢

Huve-lleżî ḣalekakum feminkum kâfirun ve minkum mu/minunc vaAllâhu bimâ ta’melûne basîrun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sizi yaratan O'dur; kiminiz inkarcı kiminiz mümindir. Allah yaptıklarınızı gören'dir.

Muhtasar Tefsir

خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ ٣

Ḣaleka-ssemâvâti vel-arda bilhakki ve savverakum fe-ahsene suverakums ve-ileyhi-lmasîru

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Size şekil vermiş ve şeklinizi güzel yapmıştır. Dönüş O'nadır.

Muhtasar Tefsir

يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ٤

Ya’lemu mâ fî-ssemâvâti vel-ardi veya’lemu mâ tusirrûne vemâ tu’linûnec vaAllâhu ‘alîmun biżâti-ssudûri

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Göklerde ve yerde olanları bilir; gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir; Allah, kalblerde olanı da bilendir.

Muhtasar Tefsir

اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۘ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ٥

Elem ye/tikum nebeu-lleżîne keferû min kablu feżâkû ve bâle emrihim ve lehum ‘ażâbun elîmun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Daha önce inkar edip de, inkarlarının karşılığını tadan kimselerin haberi size gelmedi mi? Onlara, can yakıcı azap vardır.

Muhtasar Tefsir

ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ ٦

Żâlike bi-ennehu kânet te/tîhim rusuluhum bilbeyyinâti fekâlû ebeşerun yehdûnenâ fekeferû ve tevellevc vestaġnaAllâhuc vaAllâhu ġaniyyun hamîdun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bu, kendilerine peygamberleri belgelerle geldiğinde: "Bizi doğru yola bir insan mı eriştirecek?" diyerek inkar edip gerçeğe yüz çevirmelerinden ötürüdür. Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını ortaya koymuştur. Allah müstağnidir, övülmeğe layık olandır.

Muhtasar Tefsir

زَعَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُ۬نَّ بِمَا عَمِلْتُمْۜ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ ٧

Ze’ame-lleżîne keferû en len yub’aśûc kul belâ ve rabbî letub’aśunne śümme letunebbeunne bimâ ‘amiltumc ve żâlike ‘alaAllâhi yesîrun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İnkar edenler, tekrar dirilmeyeceklerini ileri sürerler. De ki: "Evet; Rabbime and olsun ki, şüphesiz diriltileceksiniz ve sonra, yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

Muhtasar Tefsir

فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالنُّورِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلْنَاۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ ٨

Feâminû biAllâhi ve rasûlihi ve-nnûri-lleżî enzelnâc vaAllâhu bimâ ta’melûne ḣabîrun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyse Allah'a, Peygamberine ve indirdiğimiz nura, Kuran'a inanın; Allah işlediklerinizden haberdardır.

Muhtasar Tefsir

يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ ٩

Yevme yecme’ukum liyevmi-lcem’is żâlike yevmu-tteġâbunik vemen yu/min biAllâhi ve ya’mel sâlihan yukeffir ‘anhu seyyi-âtihi ve yudḣilhu cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ ebedâenc żâlike-lfevzu-l’azîmu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Toplanma günü için, sizi bir araya getirdiği zaman, işte o, kimin aldandığının ortaya çıkacağı gündür; Allah'a kim inanmış ve yararlı iş işlemişse, Allah onun kötülüklerini örter, onu içinde temelli ve sonsuz kalacağı, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar; büyük kurtuluş işte budur.

Muhtasar Tefsir

وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟ ١٠

Velleżîne keferû ve keżżebû bi-âyâtinâ ulâ-ike ashâbu-nnâri ḣâlidîne fîhâs vebi/se-lmasîru

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar da ateşliklerdir, orada temellidirler. Ne kötü bir dönüştür!

Muhtasar Tefsir

مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ يَهْدِ قَلْبَهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ١١

Mâ esâbe min musîbetin illâ bi-iżniAllâhik vemen yu/min biAllâhi yehdi kalbehuc vaAllâhu bikulli şey-in ‘alîmun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Başa gelen hiçbir musibet Allah'ın izni olmaksızın olamaz; Allah'a kim inanırsa onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah herşeyi bilendir.

Muhtasar Tefsir

وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ ١٢

Ve etî’ûAllâhe ve etî’û-rrasûlec fe-in tevelleytum fe-innemâ ‘alâ rasûlinâ-lbelâġu-lmubînu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Allah'a itaat edin; eğer bundan yüz çevirirseniz bilin ki Peygamberimize düşen apaçık tebliğdir.

Muhtasar Tefsir

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ ١٣

Allâhu lâ ilâhe illâ huvec ve ’alaAllâhi felyetevekkeli-lmu/minûne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Allah vardır, O'ndan başka tanrı yoktur. İnananlar yalnız Allah 'a güvensinler.

Muhtasar Tefsir

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ١٤

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû inne min ezvâcikum ve evlâdikum ‘aduvven lekum fahżerûhumc ve-in ta’fû ve tasfehû ve taġfirû fe-innaAllâhe ġafûrun rahîmun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ey inananlar! Eşleriniz ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olur, onlardan sakının; ama, siz affeder, suçlarını örter ve bağışlarsanız bilin ki Allah da bağışlar ve acır.

Muhtasar Tefsir

اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ ١٥

İnnemâ emvâlukum ve evlâdukum fitnetunc vaAllâhu ‘indehu ecrun ‘azîmun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandır. Büyük ecir ise Allah katındadır.

Muhtasar Tefsir

فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ١٦

FettekûAllâhe mâ-steta’tum vesme’û ve-etî’û ve enfikû ḣayran li-enfusikumk vemen yûka şuhha nefsihi feulâ-ike humu-lmuflihûne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Allah'a karşı gelmekten gücünüzün yettiği kadar sakının, buyruklarını dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin; nefsinin tamahkarlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.

Muhtasar Tefsir

اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَل۪يمٌۙ ١٧

İn tukridûAllâhe kardan hasenen yudâ’ifhu lekum ve yaġfir lekumc vaAllâhu şekûrun halîmun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Eğer Allah'a güzel bir ödünç takdiminde bulunursanız, onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar; Allah, şükrün karşılığını verendir; Halim'dir.

Muhtasar Tefsir

عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ ١٨

‘Âlimu-lġaybi ve-şşehâdeti-l’azîzu-lhakîmu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Görüleni görülmeyeni bilendir, güçlüdür. Hakim'dir.

Muhtasar Tefsir

Teğâbün Sûresi hakkında

Âyet
18
İniş yeri
Medine
İniş sırası
108.
Kelime
241
Harf
1.072
Cüz
28.
Sayfa
555
Teğabün suresi kaç ayettir?

Teğâbün Sûresi 18 âyettir.

Teğabün suresi Mekki mi Medeni mi?

Teğâbün Sûresi Medine'de indirilmiş Medenî bir sûredir.

Teğabün suresi Kur'an'ın kaçıncı suresidir?

Teğâbün Sûresi, mushaf sıralamasında 64. sûredir; iniş sırasına göre 108. sûredir.

Teğabün suresi hangi cüzde ve kaçıncı sayfada?

Teğâbün Sûresi 28. cüzde, mushafın 555. sayfasında başlar.

Surah At-Taghabun in English · Təğabun surəsi · Tagʻobun surasi

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma