Śumme fî silsiletin żer’uhâ seb’ûne żirâ’an feslukûhu
Meal
“Ardından da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun!”
Kur'an Tefsiri
Vazifeli melekler, Allah Teâlâ’nın tâlimatıyla onları kıskıvrak yakalar, ellerini ve ayaklarını demir halkalarla boyunlarına bağlar, yetmiş zira uzunluğundaki zincirlere vurarak cehenneme atarlar. Orada onlara yardım edecek, hal hatırlarını soracak, bir tatlı söz bir tebessüm gösterecek tek bir dost bile bulunmaz. Yiyecekleri de “ğislîn”dir. اَلْغِسْل۪ينُ (ğislîn), “cehennemde yananların yaralarından ve ferçlerinden akan irin”dir. “Cehennemliklerin yediği bir bitki, en kötü yiyecek” anlamı da vardır. O bedbahtları böyle feci bir âkıbete sürükleyen sebep ise:
› Sonsuz büyüklük sahibi Allah’a iman etmemek,
› Fakirleri, yoksulları, muhtaçları doyurmaya önayak olmamak, hiçbir teşvikte bulunmamaktadır.
Böyle hazin bir âkibete uğramaktan kurtulmanın tek yolu, en büyük rahmet tecellisi olarak lütfedilen Kur’ân-ı Kerîm’e inanmak ve buyruklarına sımsıkı sarılmaktır:Muhtasar Tefsir
Sonra da onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurun.