Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Hâkka Sûresi Tefsiri

Hâkka Sûresi 41. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلًا مَا تُؤْمِنُونَۙ ٤١

Vemâ huve bikavli şâ’irinc kalîlen mâ tu/minûne

Meal

O, bir şâir sözü değildir. Fakat ne de az inanıyorsunuz?

Kur'an Tefsiri

Müşrikler Peygamberimiz (s.a.s.)’e şair diyorlar, Kur’an’ın da onun söylediği bir şiir olduğunu iddia ediyorlardı. Yine Efendimiz’e kâhin yaftasında bulunup, Kur’an’ı da kâhin sözü olarak değerlendiriyorlardı. Bu sebeple Cenâb-ı Hak, görebildiğimiz ve göremediğimiz şeylere yemin ederek, Kur’an’ın, müşriklerin iddia ettikleri gibi şâir ve kâhin sözü değil, onun Allah kelâmı olduğunu, pek şerefli bir elçi olan Hz. Muhammed (s.a.s.)’in onu Rabbinden vahiy yoluyla alıp insanlara ulaştırdığını haber verir. Tekvîr sûresi 19. âyette de Kur’an’ın, yine pek şerefli bir elçi olan Cebrâil’in sözü olduğu beyân edilir. Kur’an’ın, Peygamberimiz’e ve Cebrâil’e izafe edilmesi, insanların Kur’an’ı Efendimiz’in ağzından duymaları, Efendimiz’in de onu Cebrâil’den duyması sebebiyledir. Yoksa söz, bizatihi onlara değil, Allah’a aittir. Nitekim burada kullanılan رَسُولٌ (resul) kelimesi, esasen bu sözün onlara ait olmadığını, onların sadece aldıkları elçilik vazifesini yerine getirdiklerini ve bu bilgileri veren Zat tarafından vazifelendirildikleri hakikatini açıkça göstermektedir. Zaten Cenâb-ı Hakk’ın, vahiy adına kendiliğinden bir şey uydurup da Allah’a nispet etmeye kalkışması durumunda, şah damarını kesip kopararak Peygamber’i derhal helak edeceği ve kimsenin buna mani olamayacağı tehdidinde bulunması da bu gerçeği teyit etmektedir.

Ancak, gerçek şu ki Allah Resûlü (s.a.s.), Kur’an âyetlerini Rabbinden aldığı şekilde dosdoğru olarak insanlara ulaştırdı:

Muhtasar Tefsir

O, bir şair sözü değildir. Çünkü o, şiir beyit düzeni üzere değildir. Ne kadar da az iman etmektesiniz.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma