İnne ‘ażâbe rabbihim ġayru me/mûnin
Meal
Çünkü Rablerinin azabından kimse emin olamaz!
Kur'an Tefsiri
Bu sıfat, mümin ruhun karakteristik özelliklerine ilişkin temel bir çizgi çizmektedir. Çünkü hesaplaşma ve karşılık görme gününe inanmak, bununla ilgili uyarıları doğrulamak imanın bir boyutunu oluşturur. Âhirette hesaplaşmanın olacağına ilişkin uyarıyı doğrulayan birinin elinde bulunup hayatı, değerleri, amelleri ve olayları ölçen terazi, onu yalanlayan veya bu konuda şüphesi bulunan birinin elinde bulunup hayatı, değerleri, amelleri ve olayları ölçen teraziden farklıdır. Onlar, Rablerinin azabından çok korkarlar. Çünkü bu azabın başlarına gelmeyeceğinden emin olmaları mümkün değildir. Bu duygu, din gününü sadece doğrulamanın ötesinde bir derecedir. Bu noktada sürekli olarak kalbin bir an için kayıp azabı hak edeceği endişesiyle Allah’ın koruması umudu birlikte bulunur. Allah katında seçkin bir yere sahip bulunan, Allah’ın kendisini seçip gözettiğini bilen Peygamber Efendimiz sürekli Allah’ın azabından sakınır, hep azaba çarpılma endişesini taşırdı. Allah’ın lütfu ve merhameti olmadıkça amellerinin kendisini koruyamayacağını, cennete girmesine neden olamayacağını beyân ederdi. Şöyle buyururdu:
“Hiç kimseyi ameli cennete girdirmez.”
Seni de mi ey Allah’ın elçisi? diye sorulduğunda:
“Evet beni de. Ancak Rabbinin rahmeti ile beni kuşatması sayesinde cennete girebilirim” cevabını verirdi. (Buhârî, Merdâ 19)
Mü’minlerin en önemli şiarı son derece iffetli olmalarıdır:Muhtasar Tefsir
Şüphesiz Rablerinin azabı korkutucudur. Akıllı kimse kendini güvende hissetmez.