Hattâ iżâ raev mâ yû’adûne feseya’lemûne men ad’afu nâsiran ve ekallu ‘adedân
Meal
Nihâyet tehdit edilip durdukları azabı gözleriyle gördükleri zaman, yardımcıları bakımından kim daha zayıf ve sayıca kim daha az, bileceklerdir.
Kur'an Tefsiri
Müşrikler, Allah Resûlü’nün davetini duyduklarında üzerine hücum ediyorlardı. Kendi gruplarının kalabalık ve güçlü olduğunu, Peygamber (s.a.s.)’in yanında ise birkaç kişinin bulunduğunu görüyor, dolayısıyla onu kolayca yenebileceklerini zannediyorlardı. Fakat o gün Peygamber’i çaresiz ve kendilerini de sayıca kalabalık görerek Hakk’ın sesini bastırmak için cesaretlenen müşrikler, sürekli tehdit olundukları azap, ölüm veya kıyametle karşılaştıkları vakit gerçek çaresizin, sayıca az olanın ve ordusu zayıf olanın kim olduğunu anlayacaklardır. Ancak onların tehdit edildikleri bu azap veya kıyamet gaybî hususlardan olup, Allah Teâlâ onun vaktini Peygamber (s.a.s.)’e bile bildirmemiştir. Nihayetinde Peygamber de bir insandır. Ancak Allah’ın bildirdiğini bilebilir:
Muhtasar Tefsir
Dünyada kendilerine vadedilen azabı kıyamet günü açıkça gözleriyle görünceye dek kâfirler, küfürlerine devam ederler. O zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimin taraftarlarının daha az olduğunu bilecekler.