Kul in edrî ekarîbun mâ tû’adûne em yec’alu lehu rabbî emedân
Meal
De ki: “Tehdit edildiğiniz o azap yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi tâyin eder; onu ben bilemem?”
Kur'an Tefsiri
Müşrikler, Allah Resûlü’nün davetini duyduklarında üzerine hücum ediyorlardı. Kendi gruplarının kalabalık ve güçlü olduğunu, Peygamber (s.a.s.)’in yanında ise birkaç kişinin bulunduğunu görüyor, dolayısıyla onu kolayca yenebileceklerini zannediyorlardı. Fakat o gün Peygamber’i çaresiz ve kendilerini de sayıca kalabalık görerek Hakk’ın sesini bastırmak için cesaretlenen müşrikler, sürekli tehdit olundukları azap, ölüm veya kıyametle karşılaştıkları vakit gerçek çaresizin, sayıca az olanın ve ordusu zayıf olanın kim olduğunu anlayacaklardır. Ancak onların tehdit edildikleri bu azap veya kıyamet gaybî hususlardan olup, Allah Teâlâ onun vaktini Peygamber (s.a.s.)’e bile bildirmemiştir. Nihayetinde Peygamber de bir insandır. Ancak Allah’ın bildirdiğini bilebilir:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- Yeniden dirilişi inkâr eden o müşriklere de ki: "Size vadedilen azap yakın mı? Yoksa Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği belli bir müddeti mi var, bilmiyorum.``