Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ الجن

Cin Sûresi

72. sûreMekkî28 âyetSayfa 571
MushafDinle / MP3Tefsir
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰنًا عَجَبًاۙ ١

Kul ûhiye ileyye ennehu-steme’a neferun mine-lcinni fekâlû innâ semi’nâ kur-ânen ‘acebân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

Muhtasar Tefsir

يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَدًاۙ ٢

Yehdî ilâ-rruşdi feâmennâ bihis velen nuşrike birabbinâ ehadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kuran'ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;" "Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًاۙ ٣

Ve ennehu te’âlâ ceddu rabbinâ mâ-tteḣaże sâhibeten velâ veledân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Doğrusu Rabbimizin yüceliği her yücelikten üstündür. O, zevce ve çocuk edinmemiştir."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَف۪يهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطًاۙ ٤

Ve ennehu kâne yekûlu sefîhunâ ‘alaAllâhi şetatân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Doğrusu aramızdaki beyinsiz, Allah'a karşı yalanlar uyduruyordu."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ ٥

Ve ennâ zanennâ en len tekûle-l-insu velcinnu ‘alaAllâhi keżibân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan uydurabileceklerini sanmazdık."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًاۙ ٦

Ve ennehu kâne ricâlun mine-l-insi ye’ûżûne biricâlin mine-lcinni fezâdûhum rahekân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Gerçekten, bir takım insanlar, cinlerin bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını artırırlardı."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّهُمْ ظَنُّوا كَمَا ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ اَحَدًاۙ ٧

Ve ennehum zannû kemâ zanentum en len yeb’aśaAllâhu ehadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Doğrusu, onlar da sizin, Allah'ın kimseyi yeniden diriltmeyeceğinizi sandığınız gibi sanıda bulunmuşlardı."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَد۪يدًا وَشُهُبًاۙ ٨

Ve ennâ lemesnâ-ssemâe fevecednâhâ muli-et harasen şedîden ve şuhubân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَصَدًاۙ ٩

Ve ennâ kunnâ nak’udu minhâ mekâ’ide lissem’is femen yestemi’i-l-âne yecid lehu şihâben rasadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Doğrusu biz, göğün dinleyebileceğimiz bir yerinde otururduk; ama şimdi kim dinleyecek olsa, kendisini gözleyen bir ateş (ışın) buluyor."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًاۙ ١٠

Ve ennâ lâ nedrî eşerrun urîde bimen fî-l-ardi em erâde bihim rabbuhum raşedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Yeryüzünde olanlara kötülük mü murad edildi, yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir, doğrusu biz bilemeyiz."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَدًاۙ ١١

Ve ennâ minnâ-ssâlihûne ve minnâ dûne żâlikes kunnâ tarâ-ika kidedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Doğrusu aramızda iyiler de vardır, bundan aşağı bulunanlar da vardır. Biz, türlü türlü yolda olan topluluklardık."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ ١٢

Ve ennâ zanennâ en len nu’cizaAllâhe fî-l-ardi velen nu’cizehu herabân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Yeryüzünde kalsak da Allah'ı aciz bırakamayacağımız, başka yere kaçsak da, O'nu aciz kılamayacağımız gerçeğini şüphesiz anladık."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًاۙ ١٣

Ve ennâ lemmâ semi’nâ-lhudâ âmennâ bihis femen yu/min birabbihi felâ yeḣâfu baḣsen velâ rahekân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Şüphesiz, doğruluk rehberi olan Kuran'ı dinlediğimizde ona inandık; kim Rabbine inanırsa, o, ecrinin eksiltileceğinden ve kendisine haksızlık edileceğinden korkmaz."

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا ١٤

Ve ennâ minnâ-lmuslimûne ve minnâ-lkâsitûnes femen esleme feulâ-ike teharrav raşedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"İçimizde, kendini Allah'a vermiş olanlar da, yazık edenler de vardır. Kendini Allah'a veren kimseler, işte onlar, doğru yolu arayanlar, ona layık olanlardır."

Muhtasar Tefsir

وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًاۙ ١٥

Ve emmâ-lkâsitûne fekânû licehenneme hatabân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Kendilerine yazık edenlere gelince; onlar, cehennemin odunları oldular."

Muhtasar Tefsir

وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ ١٦

Ve-en levi-stekâmû ‘alâ-ttarîkati le-eskaynâhum mâen ġadekân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.

Muhtasar Tefsir

لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۚ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّه۪ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًاۙ ١٧

Lineftinehum fîhic vemen yu’rid ‘an żikri rabbihi yesluk-hu ‘ażâben sa’adân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًاۙ ١٨

Ve enne-lmesâcide liAllâhi felâ ted’û me’aAllâhi ehadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Mescidler şüphesiz Allah'ındır, öyleyse oralarda Allah'a yalvarırken başkasını katmayın.

Muhtasar Tefsir

وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًاۜ۟ ١٩

Ve ennehu lemmâ kâme ‘abduAllâhi yed’ûhu kâdû yekûnûne ‘aleyhi libedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Allah'ın kulu Muhammed, O'na yalvarmak, namaz kılmak için kalkınca, nerdeyse, çevresinde keçeleşirler, birbirlerine girerlerdi.

Muhtasar Tefsir

قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِه۪ٓ اَحَدًا ٢٠

Kul innemâ ed’û rabbî velâ uşriku bihi ehadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

De ki: "Ben sadece Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam."

Muhtasar Tefsir

قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا ٢١

Kul innî lâ emliku lekum darran velâ raşedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

De ki: "Ben size zarar vermeye de iyilik yapmaya da kadir değilim."

Muhtasar Tefsir

قُلْ اِنّ۪ي لَنْ يُج۪يرَن۪ي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًاۙ ٢٢

Kul innî len yucîranî minaAllâhi ehadun velen ecide min dûnihi multehadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

De ki: "Beni kimse Allah'a karşı savunamaz ve ben O'ndan başka bir sığınak bulamam."

Muhtasar Tefsir

اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِه۪ۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ٢٣

İllâ belâġan minaAllâhi ve risâlâtihic vemen ya’siAllâhe ve rasûlehu fe-inne lehu nâra cehenneme ḣâlidîne fîhâ ebedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Benim yaptığım yalnız, Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Allah'a ve Peygamberine kim karşı gelirse ona, içinde sonsuz ve temelli kalınacak cehennem ateşi vardır."

Muhtasar Tefsir

حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا ٢٤

Hattâ iżâ raev mâ yû’adûne feseya’lemûne men ad’afu nâsiran ve ekallu ‘adedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.

Muhtasar Tefsir

قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَدًا ٢٥

Kul in edrî ekarîbun mâ tû’adûne em yec’alu lehu rabbî emedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem."

Muhtasar Tefsir

عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلٰى غَيْبِه۪ٓ اَحَدًاۙ ٢٦

‘Âlimu-lġaybi felâ yuzhiru ‘alâ ġaybihi ehadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Görülmeyeni bilen Allah, görülmeyene kimseyi muttali kılmaz.

Muhtasar Tefsir

اِلَّا مَنِ ارْتَضٰى مِنْ رَسُولٍ فَاِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ رَصَدًاۙ ٢٧

İllâ meni-rtedâ min rasûlin fe-innehu yesluku min beyni yedeyhi vemin ḣalfihi rasadân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.

Muhtasar Tefsir

لِيَعْلَمَ اَنْ قَدْ اَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَاَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَاَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا ٢٨

Liya’leme en kad eblaġû risâlâti rabbihim ve ehâta bimâ ledeyhim ve ahsâ kulle şey-in ‘adedân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.

Muhtasar Tefsir

Cin Sûresi hakkında

Âyet
28
İniş yeri
Mekke
İniş sırası
40.
Kelime
285
Harf
1.096
Cüz
29.
Sayfa
571
Cin suresi kaç ayettir?

Cin Sûresi 28 âyettir.

Cin suresi Mekki mi Medeni mi?

Cin Sûresi Mekke'de indirilmiş Mekkî bir sûredir.

Cin suresi Kur'an'ın kaçıncı suresidir?

Cin Sûresi, mushaf sıralamasında 72. sûredir; iniş sırasına göre 40. sûredir.

Cin suresi hangi cüzde ve kaçıncı sayfada?

Cin Sûresi 29. cüzde, mushafın 571. sayfasında başlar.

Surah Al-Jinn in English · Cin surəsi · Jin surasi

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma