Fe’asâ fir’avnu-rrasûle fe-eḣażnâhu aḣżen vebîlân
Meal
Ne var ki Firavun o Peygamber’e karşı geldi; biz de onu şiddetli bir tutuşla yakalayıp cezalandırdık.
Kur'an Tefsiri
Burada Hz. Mûsâ ve Firavun’un söz konusu edilmesinin sebebi, Mekkelilerin, Peygamberimiz (s.a.s.)’i aralarında doğup büyüdüğü için küçümsemeleri ve hafife almaları idi. Nitekim Firavun da, kendi sarayında büyümüş olması sebebiyle Hz. Mûsâ ile alay etmiş, kendini hakka davet için geldiğinde: “Biz seni henüz yeni doğmuş bebekken bağrımıza basıp yanımızda büyütmedik mi?” demiştir. (bk. Şuarâ 26/18) Ancak burada üzerinde durulan esas uyarı şudur: Firavun, Allah’ın gönderdiği Peygamber’e karşı çıkınca nasıl şiddetli bir şekilde cezalandırılmış ise, Resûlullah (s.a.s.)’e karşı çıkan insanlar da bir gün cezalandırılacaklardır. Bu cezanın dünyevî bir yönünün olma ihtimali devamlı mevcuttur. Dünyada bunun olmayacağı farzedilse bile şurası bir gerçektir ki, âhirette Allah’ın azabından kurtulmaları mümkün değildir:
Muhtasar Tefsir
Fakat Firavun, Rabbinden kendisine gönderilmiş olan resule karşı geldi. Biz de onu dünyada boğarak, çok şiddetli bir cezayla cezalandırdık. Ahirette ise onu cehennem azabıyla cezalandıracağız. Siz de peygamberinize karşı gelmeyin ki, onun başına gelen sizin de başınıza gelmesin.