Tezunnu en yuf’ale bihâ fâkiratun
Meal
Çünkü kendisine, bel kemiklerini kıracak belâlı ve korkunç bir şeyin yapılacağını anlayacak.
Kur'an Tefsiri
Âhireti bırakıp dünyayı tercih eden, dini gerçekleri yalanlayıp kötülükler işleyen kâfirlerin ise, çektikleri acı ve pişmanlıktan yüzleri ekşiyip kararacak, sararıp solacak ve son derece mutsuz olacaklardır. Çünkü onlar, büyük bir korku içinde, “bellerini kıracak” bir belânın gelmesini beklemektedirler.
فَاقِرَةٌ (fâkıre), bel kemiğini kırıp omiriliğe isabet eden, yani belleri kırıp parçalayan darbe demektir. Bundan hareketle mecazi olarak büyük belâ, musibet ve felaketlere de “fâkıre” denilir. Bu kelimenin ayrıca “devenin burnu üzerine vurulan işaret” mânası da vardır. Bunun izahında: “Devenin burnu üzerine, kemiğe kadar bir yırtmaç açılır. Oraya bir yular takılarak deve çekip götürülür” denilmektedir. Buna göre, “âhirette suçlunun, burnu üzerine açılan yarığa takılan yular ile hayvan gibi çekilip azaba götürüleceğine” işaret edilir.
Dolayısıyla hayat nimeti eldeyken kıymetini bilmek gerekiyor. Değilse bu böyle devam etmeyecek, ecel bir gün kapıyı çalacak:Muhtasar Tefsir
Başlarına çok büyük bir cezanın ve elem verici bir azabın geleceğini kesin olarak bilirler.