Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ القيامة

Kıyâme Sûresi

75. sûreMekkî40 âyetSayfa 576
MushafDinle / MP3Tefsir
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ ١

Lâ uksimu biyevmi-lkiyâmeti

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Kıyamet gününe yemin ederim.

Muhtasar Tefsir

وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ ٢

Velâ uksimu bi-nnefsi-llevvâmeti

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ve nedamet çeken nefse yemin ederim.

Muhtasar Tefsir

اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ ٣

Eyahsebu-l-insânu ellen necme’a ‘izâmehu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?

Muhtasar Tefsir

بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ ٤

Belâ kâdirîne ‘alâ en nusevviye benânehu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.

Muhtasar Tefsir

بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ ٥

Bel yurîdu-l-insânu liyefcura emâmehu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.

Muhtasar Tefsir

يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ ٦

Yes-elu eyyâne yevmu-lkiyâmeti

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.

Muhtasar Tefsir

فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ ٧

Fe-iżâ berika-lbasaru

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

Muhtasar Tefsir

وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ ٨

Ve ḣasefe-lkameru

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

Muhtasar Tefsir

وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ ٩

Ve cumi’a-şşemsu velkameru

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

Muhtasar Tefsir

يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ ١٠

Yekûlu-l-insânu yevme-iżin eyne-lmeferru

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.

Muhtasar Tefsir

كَلَّا لَا وَزَرَۚ ١١

Kellâ lâ vezera

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Hayır; hayır; bir sığınak yoktur.

Muhtasar Tefsir

اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ ١٢

İlâ rabbike yevme-iżinilmustekarru

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.

Muhtasar Tefsir

يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ ١٣

Yunebbeu-l-insânu yevme-iżin bimâ kaddeme ve aḣḣara

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir.

Muhtasar Tefsir

بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ ١٤

Beli-l-insânu ‘alâ nefsihi basîratun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.

Muhtasar Tefsir

وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ ١٥

Velev elkâ me’âżîrahu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.

Muhtasar Tefsir

لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ ١٦

Lâ tuharrik bihi lisâneke lita’cele bihi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Cebrail sana Kuran okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle.

Muhtasar Tefsir

اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ ١٧

İnne ‘aleynâ cem’ahu ve kur-ânehu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer.

Muhtasar Tefsir

فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ ١٨

Fe-iżâ kara/nâhu fettebi’ kur-ânehu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Biz onu Cebrail'e okuttuğumuz zaman, onun okumasını dinle.

Muhtasar Tefsir

ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ ١٩

Śumme inne ‘aleynâ beyânehu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sonra onu sana açıklamak Bize düşer.

Muhtasar Tefsir

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ ٢٠

Kellâ bel tuhibbûne-l’âcilete

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Hayır, hayır! Sizler, çabuk elde edeceğiniz dünya nimetlerini seversiniz.

Muhtasar Tefsir

وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ ٢١

Ve teżerûne-l-âḣirate

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ahireti bırakırsınız.

Muhtasar Tefsir

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ ٢٢

Vucûhun yevme-iżin nâdiratun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.

Muhtasar Tefsir

اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ ٢٣

İlâ rabbihâ nâziratun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.

Muhtasar Tefsir

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ ٢٤

Ve vucûhun yevme-iżin bâsiratun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün bir takım yüzler de asıktır.

Muhtasar Tefsir

تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ ٢٥

Tezunnu en yuf’ale bihâ fâkiratun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.

Muhtasar Tefsir

كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ ٢٦

Kellâ iżâ belaġati-tterâkiye

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.

Muhtasar Tefsir

وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ ٢٧

Ve kîle mense râkin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.

Muhtasar Tefsir

وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ ٢٨

Ve zanne ennehu-lfirâku

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır.

Muhtasar Tefsir

وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ ٢٩

Velteffeti-ssâku bi-ssâki

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bacaklar birbirine dolaşır.

Muhtasar Tefsir

اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟ ٣٠

İlâ rabbike yevme-iżinilmesâku

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün sevk Rabbin huzurunadır.

Muhtasar Tefsir

فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ ٣١

Felâ saddeka velâ sallâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.

Muhtasar Tefsir

وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ ٣٢

Velâkin keżżebe ve tevellâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.

Muhtasar Tefsir

ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ ٣٣

Śumme żehebe ilâ ehlihi yetemettâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.

Muhtasar Tefsir

اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ ٣٤

Evlâ leke fe-evlâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sana yazıklar olsun, yazıklar!

Muhtasar Tefsir

ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ ٣٥

Śumme evlâ leke fe-evlâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar!

Muhtasar Tefsir

اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ ٣٦

Eyahsebu-l-insânu en yutrake sudân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?

Muhtasar Tefsir

اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ ٣٧

Elem yeku nutfeten min meneyyin yumnâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, katılan bir meni damlası değil miydi?

Muhtasar Tefsir

ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ ٣٨

Śumme kâne ‘alekaten feḣaleka fesevvâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu yaratıp şekil vermişti.

Muhtasar Tefsir

فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ ٣٩

Fece’ale minhu-zzevceyni-żżekera vel-unśâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ondan, erkek, dişi iki cins yaratmıştı.

Muhtasar Tefsir

اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى ٤٠

Eleyse żâlike bikâdirin ‘alâ en yuhyiye-lmevtâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.

Muhtasar Tefsir

Kıyâme Sûresi hakkında

Âyet
40
İniş yeri
Mekke
İniş sırası
31.
Kelime
164
Harf
668
Cüz
29.
Sayfa
576
Kıyame suresi kaç ayettir?

Kıyâme Sûresi 40 âyettir.

Kıyame suresi Mekki mi Medeni mi?

Kıyâme Sûresi Mekke'de indirilmiş Mekkî bir sûredir.

Kıyame suresi Kur'an'ın kaçıncı suresidir?

Kıyâme Sûresi, mushaf sıralamasında 75. sûredir; iniş sırasına göre 31. sûredir.

Kıyame suresi hangi cüzde ve kaçıncı sayfada?

Kıyâme Sûresi 29. cüzde, mushafın 576. sayfasında başlar.

Surah Al-Qiyamah in English · Qiyamət surəsi · Qiyomat surasi

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma