Ve-in ehadun mine-lmuşrikîne-stecârake feecirhu hattâ yesme’a kelâmaAllâhi śümme ebliġhu me/menehuc żâlike bi-ennehum kavmun lâ ya’lemûne
Meal
Eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isterse ona bu hakkı ver; ta ki Allah’ın kelâmını dinlesin. Sonra da onu kendini güvende hissedeceği yere kadar selâmetle ulaştır. Çünkü onlar, cehâlet içinde yüzen bir topluluktur.
Kur'an Tefsiri
Bu yol, müşriklerden herhangi birinin gelip müslümanlardan emân dilemesi; sığınma hakkı ve güvence istemesidir. Bu durumda Cenâb-ı Hak, Allah’ın kelamını işitip, dini daha yakından tanıyarak hidâyete erme ihtimaline binâen onlara güvence verilmesini istemektedir. Verilecek bu güvence her türlü baskı ve kaygı ihtimalini ortadan kaldıracak biçimde olmalıdır. Böylece o kişi hiçbir baskı ve zorlama altında tutulmaksızın, gönül rahatlığıyla Allah’ın kelâmını dinleme ve İslâm’ı tanıma imkânı bulacaktır. Sağlanan bu imkânlara rağmen İslâm’a girmezse, sadece serbest bırakılmakla yetinilmeyecek, kendini güvende hissedeceği yere kadar selâmetle ulaştırılacaktır. İslâm’ın mâhiyetini bilmeme mazeretini ortadan kaldıran bu safhadan sonra bu kimseler artık yaptıkları bilinçli tercihin sonuçlarına katlanmayı göze almış sayılacaklar; ya müşriklerin bulunması yasaklanan kutsal bölgeyi terk edecekler veya müslümanlara savaş ilan etmiş sayılacaklardır.
Bu âyetten, müslümanların, kendilerine savaş açtıkları bir topluluğun üyesi bile olsa, Allah’ın birliği ve Hz. Muhammed (s.a.s.)’in peygamberliği konusunda delil gösterilmesini isteyen bir gayri müslime bunu açıklamakla ve Allah’ın dinini öğrenmek isteyenlere bu hizmeti vermekle mesul oldukları neticesi çıkmaktadır. Yine bu âyetten ve bunun tefsiri mâhiyetindeki Resûlullah’ın söz ve tatbikatlarından, ister İslâm dinini yakından tanıma maksadıyla isterse ticaret, ziyaret veya diplomatik bir maksatla İslâm ülkesine güvence alarak girmiş kimseye verilen teminat hükümlerine titizlikle riayet edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. (Elmalılı, Hak Dini, IV, 2459)
Ancak hak-hukuk tanımayan, kanun kural dinlemeyenlere karşı uyanık davranmak da imanın bir gereğidir:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- Kanı ve malı sana mübah olan müşriklerden biri senden eman isterse onun bu isteğini kabul et. Böylece Kur`an`ı işitip, dinlesin. Sonra onu güvende olacağı yere ulaştır. Bu kâfirlerin bu dinin hakikatlerini bilmemesinden dolayıdır. Eğer onlar bu hakikatleri Kur`an`ı işitip, dinleyerek öğrenirlerse hidayete ulaşırlar.