Ve kâle-l-insânu mâ lehâ
Meal
Ve insan şaşkın şaşkın: “Ne oluyor buna?” dediği zaman!
Kur'an Tefsiri
Kıyâmet günü birinci kez sûra üflenmesiyle yer, bütün şiddet ve dehşetiyle zangır zangır sarsılır. Dağlar yerlerinden sökülür, toz toprak olup savrulur. Üzerinde yıkılmayan hiçbir şey kalmaz. O sarsıntının dehşeti bir başka âyet-i kerîmede şöyle haber verilir:
“Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyâmetin sarsıntısı gerçekten çok korkunç bir şeydir.” (Hac 22/1)
O gün ikinci kez sûra üflenir. Bununla yerin bütün ağırlıkları dışarı fırlatılır. (bk. İnşikâk 84/4) Kabirlerdeki ölüler dirilip dışarı fırlar. Yer altındaki hazîneler, madenler, gazlar ve lâvlar ortaya çıkar. Bununla ilgili olarak Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
“Yeryüzü içindeki defineleri altın ve gümüşten sütunlar hâlinde dışarı fırlatacak. Bunun üzerine kâtil gelecek, «işte ben bunlar için adam öldürdüm» diyecek. Akrabasıyla ilgisini kesen gelecek, «işte ben bunlar için akrabamla ilgimi kopardım» diyecek. Hırsız gelecek, «benim elim işte bunun yüzünden kesildi» diyecek. Onlar bu altın ve gümüşü öylece bırakıp içinden hiçbir şey almayacaklar.” (Müslim, Zekât 62)
Çünkü o gün, doğumu yaklaşmış gebe develerin (bk. Tekvîr 81/4), her türlü kıymet biçilemez mal ve servetin kendi haline terk edildiği pek dehşetli bir gün olacaktır.
Bu dehşet verici hadiseleri gören insan, “Buna ne oluyor böyle!” diyerek korku ve şaşkınlık içinde kalır. Afallar, aklı başından gider. Çünkü o gün, daha önce hiç görmediği ve hayal bile edemediği dehşetli manzaralar görür. Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Onu göreceğiniz gün, dehşetten her emzikli anne emzirdiği yavrusunu unutup terk eder, her hâmile dişi de karnındakini düşürür. İnsanları sarhoş görürsün, halbuki onlar içki içip sarhoş olmuş değillerdir, lâkin Allah’ın azabı pek şiddetlidir.” (Hac 22/2)
Bu müthiş sarsıntının peşinden yeryüzü dile gelir:
Muhtasar Tefsir
İnsanoğlu şaşkınlık içinde şöyle der: “Yeryüzünün bu hali de nedir, sarsılıp çalkalanıyor?