İlâ yevmi-lvakti-lma’lûmi
Meal
“Ama diriliş gününe kadar değil, vakti ancak tarafımca bilinen belirli bir güne kadar!”
Kur'an Tefsiri
İblîs, hem Âdem ve zürriyetini aldatmak, böylece onlardan intikamını almak hem de ölümden kurtulmak için insanların yeniden diriltilip kabirlerden çıkacakları güne kadar mühlet ister. Çünkü diriliş gününden sonra artık bir daha ölüm yoktur. Ancak Cenâb-ı Hak ona yeniden diriliş gününe kadar değil, “bilinen bir vakte” kadar mühlet verir. Bu vaktin ne olduğunu ise İblîs değil, Allah Teâlâ bilmektedir. Dolayısıyla ona mühlet verilmiş, fakat bunun ne kadar süre olacağı hususunda açık bir garanti verilmemiş, kendisinin helaki hakkında açık bir tehdit unsuru taşıması bakımından o vakit gizlenmiştir. Dolayısıyla zaman gelecek İblîs de ölecektir. Âlimler bu vaktin, sûra birinci kez üfürülme vakti olduğu görüşündedirler. Dolayıısyla İblîs’e mühlet verilmesiyle insanın imtihanı başlamış ve elde ettiği neticeler de bu imtihandaki başarısına göre belirlenmiştir:
Muhtasar Tefsir
Bütün mahlukatın öldüğü, Sûr`un ilk üflendiği vakte kadar.