Femâ aġnâ ‘anhum mâ kânû yeksibûne
Meal
Onca varlıkları ve evleri kendilerine hiçbir fayda vermedi.
Kur'an Tefsiri
اَلْحِجْرُ (Hicr), Sâlih (a.s.)’ın peygamber olarak gönderildiği Semûd kavminin yaşadığı bölgenin ismidir. Medine ile Tebük arasında bulunur. Buraya Hz. Sâlih’le olan ilgisi sebebiyle “Medâin-i Sâlih” de denilir. Semûd kavmi de peygamberleri olan Hz. Sâlih’i yalanladılar, gösterdiği deve mûcizesini inkâr ettiler, hatta onu haksız bir şekilde boğazlayıp Allah’ın emrine karşı geldiler. Kolaylıkla yıkılıp çökmemesi, düşmanlar tarafından hemen tahrip edilememesi, hırsız ve eşkıyaların girmemesi için dağları yontarak sırf taştan oyma evler yaptılar. Fakat bunların hiçbiri, inkâr ve yalanlamaları sebebiyle hak ettikleri cezayı kendilerinden savmaya yetmedi. Bir gün sabah vaktine girdikleri sırada korkunç bir sayha onları yakalayıp helak ediverdi. (bk. A‘râf 7/73-79; Hûd 11/61-68)
Resûlullah (s.a.s.), Tebûk gazvesi sırasında Hicr denilen yerde konakladığında ashâbına, oranın kuyusundan su içmemelerini ve o kuyudan su çekmemelerini emretti. Ashâb-ı kirâm (r.a.): “Biz, o suyla hamur yoğurduk ve oradan su çektik deyince, Allah Resûlü (s.a.s.) kendilerine, o suyu dökmelerini ve o hamuru da bir kenara atmalarını emretti. (Buhârî, Enbiyâ’ 17)
Abdullah b. Ömer (r.a.) şöyle anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.) ile birlikte Hicr’e yolumuz düştü. Efendimiz (s.a.s.) bize: “Kendilerine zulmetmiş olanların meskenlerine, onların başına gelen musibetin bir benzeri sizin başınıza da gelir korkusuyla ancak ağlayarak girin” buyurdu, sonra da devesini dürterek hızlıca yoluna devam etti. (Buhârî, Enbiyâ’ 17)
Bilinmelidir ki, günahlara dalmanın sebebi Allah’tan gaflet, Allah’tan gafletin sebebi de O’nun kâinatta tecelli eden kudret akışlarını, varlık ve olaylardaki sebep-sonuç ilişkisini tefekkürden uzak durmaktır:
Muhtasar Tefsir
Elde etmiş oldukları mallar ve evler, onlardan Allah’ın azabını engelleyemedi.