Kâle rabbi-nsurnî bimâ keżżebûni
Meal
Nûh: “Beni yalanlamalarına karşı Rabbim sen bana yardım et!” diye yalvardı.
Kur'an Tefsiri
Nûh (a.s.)’ın burada anlatılan kıssası, Hûd sûresi 25-49. âyetlerinde daha ayrıntılı bir şekilde anlatılmış ve kıssayla ilgili gerekli açıklamalar orada yapılmıştı. Ayrıca A‘râf sûresi 59-64. âyetlerinde de bu kıssaya yer verilmişti. Burada ise, sûrenin indiği ortamdaki mevcut şartlarla bağlantılı olarak o dönemdeki problemlere ışık tutacak, hem inananlara hem de inanmayanlara lazım gelen mesajları verecek şekilde yeniden söz konusu edilmektedir. O da şudur:
Bu kıssa ile bir taraftan müşriklerin baskıları, olur olmaz konuşmaları ve iftiraları karşısında daralan Peygamberimiz (s.a.s.) teselli edilirken, bir taraftan da müşriklere öğüt verilmektedir. Bu âyetlerde ifade edildiği üzere Nûh kavminin Nûh’a söylediği sözler, aslında müşriklerin Peygamberimiz (s.a.s.)’e söylediği sözlerdir. Onlar Allah Resûlü (s.a.s.)’in kendilerine üstünlük kurmak için peygamberlik iddia ettiğini, Allah peygamber göndermek istese bunu meleklerden göndereceğini söylüyor; Hz. Muhammed (s.a.s.)’in cinlerle münâsebeti olduğunu, dolayısıyla delirdiğini ve saçmaladığını ileri sürüyorlardı. İşte kıssa burada, bu ortak yönler dikkate alınarak anlatılmıştır ki, müşrikler yaptıkları işin doğru olmadığını anlasınlar, yanlışlarından dönmedikleri takdirde kendilerinin de Nûh kavmi gibi helak olacağını bilsinler.
Kıssada temas edilen şu incelik ise duanın önemini ve mü’minlerin her halükarda dua halinde olmaları gerektiğini vurgular:
Muhtasar Tefsir
Nûh -aleyhisselam- şöyle dedi: "Rabbim! Beni yalanlamaları sebebi ile onlardan intikam alarak onlara karşı bana yardım et!"