Ve-inne-lleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati ‘ani-ssirâti lenâkibûne
Meal
Fakat, şu da bir gerçek ki, âhirete inanmayanlar o yoldan ısrarla sapıyorlar.
Kur'an Tefsiri
Resûl-i Ekrem (s.a.s.), önceki peygamberler gibi tebliğine karşı insanlardan en küçük bir ücret talep etmemiştir. Böyle bir talebi olsaydı belki insanlar inanmamalarına bunu bahane yapabilirlerdi. O, hem dünyada hem de âhirette Allah Teâlâ’nın kendisine ikram edeceği nimetlerin daha hayırlı olduğuna inanmış; O’nun vereceği mükâfata gönül bağlamıştır. Çünkü Allah, rızık, nimet ve mükâfat verenlerin en hayırlısıdır. Bu inanç ve kararlılıkla insanları doğru yol olan İslâm’a davet etmiştir. Ancak âhirete inanmada sıkıntı yaşayanlar bu yola gelmekte ve bu yolda yürümekte başarılı olamamışlardır. Dolayısıyla İslâm yoluna girmenin ve o yolda sapmadan yürüyebilmenin en mühim şartlarından biri âhirete; hesaba, cennet ve cehenneme imandır. Bu iman olmayınca, azgınlaşma kendiliğinden harekete geçecektir:
Muhtasar Tefsir
Ahiret gününe ve oradaki hesap, ceza ve mükâfata iman etmeyenler; İslam yolundan yüz çevirip, eğri olan yollara sapmıştır. Bu saptıkları eğri yol onları ateşe ulaştıracaktır.