İllâ men ḣatife-lḣatfete feetbe’ahu şihâbun śâkibun
Meal
Ancak kulak hırsızlığıyla meleklerin konuşmalarından bir şey kapan olursa, onu da derhal yakıcı ve delip geçici bir ışın kovalayıp yok eder.
Kur'an Tefsiri
“En yakın gök”ten maksat, yeryüzünden bakıldığında seyredilebilen ve içinde yıldızların bulunduğu gökyüzüdür. Burada gökyüzünün yıldızlarla donatılmış muhteşem güzelliği nazarlara sunularak, bunu yaratan kuvvet ve kudretin mükemmelliğine dikkat çekilir. Şeytanlar daha önceleri gökyüzüne yükselir, orada meleklerin kendi aralarında yaptıkları konuşmaları dinler ve bunlardan çalabildiklerini, ilâve ettikleri bir kısım yalanlarla beraber kâhinlerine aktarırlardı. Onlar da güya gaybden haber veriyormuş gibi davranarak insanları kandırırlardı. Resûlullah (s.a.s.)’in nübüvveti ve Kur’an’ın inmeye başlaması ile birlikte gökyüzü daha sıkı bir koruma altına alındı ve şeytanların “mele-i a’lâ”ya yani gök ehlinin, meleklerin bulunduğu yüce meclise yükselip melekleri dinlemeleri yasaklandı. (bk. Cinn 72/8-10) Bundan itibaren gök ehlinin konuşmalarını dinlemek üzere yukarı çıkmak isteyen şeytanlar, her yandan üzerlerine atılan kıvılcımlarla kovalanırlar. Böylece gök haberlerini çalamazlar. Ancak hırsızlama bir haber kapan olursa, onun ardından da ışığı ile havayı delip geçen parlak yahut yakıcı bir şihab yetişir ve onu imha eder. (bk. Hicr 15/17-18) Buna göre, geleceği bildiğini söyleyen kâhinler, medyumlar ve falcılar kesinlikle yalan söylemektedirler. Ayrıca, Kur’ân-ı Kerîm, hiçbir cin ve şeytanın müdâhalesine maruz kalmadan Allah’tan geldiği şekliyle Peygamberimiz (s.a.s.)’e ulaşmıştır.
O hâlde, Allah Teâlâ’nın bunları yapabilecek kudrete sahip olduğunda şüphe edenlere seslenip:Muhtasar Tefsir
Meleklerin görüşüp müzakere ettikleri ve bilgisi yeryüzündekilere henüz ulaşmayan sözü şeytanlardan kapan olursa, onu parlar bir alev izleyip yakar kül eder. Bazen şeytan, kaptığı o kelimeyi alev onu yakmadan önce kardeşlerine aktarır ve böylece kâhinlere ulaşır. Kahinler bu söze yüz yalan katarak (gaybı bildiklerini) iddia ederler.