Velekad menennâ ‘alâ mûsâ ve hârûne
Meal
Biz, Mûsâ ve Hârûn’a da büyük bir lutufta bulunduk.
Kur'an Tefsiri
Burada Hz. Mûsâ ve Hz. Hârûn’a ihsan edilen ilâhî lutuflar hatırlatılıyor: Evvelâ Allah Teâlâ onları peygamberlikle şereflendirmiş, onlara doğru yolu göstermiş ve muhtaç oldukları hükümleri açıklayan, açık ve anlaşılır bir dille Tevrat’ı indirmiştir. Onlar vesilesiyle Mısır’da Firavun’un zulmü altında köle muamelesi gören, maddî ve manevî sıkıntılar içinde yaşayan İsrâiloğullarını hürriyetlerine kavuşturmuştur. Firavun ve ordusunu Kızıl Deniz’in azgın suları dibinde boğarken, Mûsâ ile Hârûn ve peşlerindeki İsrâiloğullarını orada boğulmaktan kurtarmıştır. Görüldüğü üzere onları iki tehlikeden birden, yani hem boğulmaktan hem de Firavun’un yakalayıp kendilerini öldürmesinden korumuştur. Böylece ilâhî yardım sayesinde galip gelmişlerdir. (bk. Bakara 2/49-50; A‘râf 7/103-156; Şuarâ 26/52-68)
Hz. Mûsâ, Hârûn ve onların halkına bu şekilde yardım ve lutufta bulunan Cenâb-ı Hak, çok sevdiği Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.) ve ümmetine de, kendisine samimi bir kullukla güvenip dayandıkları takdirde daha büyük lutuflarda bulunacak, onları dünya ve âhiretin başarı ve mutluluğuna eriştirecektir. Bu konuda şüphesiz Hz. İlyâs’ın kıssasından da alınacak dersler vardır:Muhtasar Tefsir
Ant olsun, biz Musa ve kardeşi Harun`a peygamberlik vermekle lütufta bulunduk.