Velevlâ ni’metu rabbî lekuntu mine-lmuhdarîne
Meal
“Eğer Rabbimin lutf u inâyeti yetişmeseydi, şimdi ben de elbette eli kolu bağlanıp cehenneme atılanlardan olacaktım.”
Kur'an Tefsiri
Cennet ehli bir taraftan verilen güzel nimetlerle mütelezziz olurlarken, bir taraftan da kendi aralarında sohbet edecek, dünya günlerini hatırlayıp oradan kalan hatıraların muhabbetini yapacaklardır. Burada anlatıldığına göre, bir sohbet esnâsında cennetliklerden birinin aklına dünyadayken öldükten sonra dirilmeye, hesap ve cezaya inanmayan bir yakını gelir. Arkadaşlarıyla birlikte onun durumunu merak edip giderler. Onun çılgın cehennem ateşinin ortasına atıldığını görürler. İman edip cehennemden kurtuldukları ve cennete eriştikleri için Allah’a şükrederler. Bu manzara, âhirete inanmayanlara gittikleri yanlış yoldan dönmeleri için bir uyarı, mü’minlere de bir müjdedir.
İbn Mesud (r.a.) der ki: “Cennet ile cehennem arasında pencerecikler vardır. Mü’min dünyada iken düşmanı olan birini görmek istediği zaman bu pencereciklerin birinden bakar.” (Zemahşerî, el-Keşşâf, V, 113)
Sonra cennetliklerin kendi aralarındaki sohbet şöyle hitama erdirilir:Muhtasar Tefsir
"Eğer Allah`ın iman etmeye ve onda beni muvaffak kılma hidayeti olmasaydı, mutlaka ben de senin gibi cehennem azabına getirilenlerden olurdum."