Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Sâffât Sûresi Tefsiri

Sâffât Sûresi 82. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ ٨٢

Śumme aġraknâ-l-âḣarîne

Meal

Nûh’u kurtarmamızın ardından, gemiye binmeyip geride kalan kâfirleri de suda boğduk!

Kur'an Tefsiri

Hz. Nûh uzun bir tebliğ döneminden sonra kavminin imana gelmesinden artık ümidini kesmiş ve Yüce Allah’a: “Rabbim ben mağlup oldum; bana yardım et, benim intikamımı al” diye yalvarıp yakarmıştı. (bk. Kamer 54/10) Allah Teâlâ da onun duasına en güzel biçimde icâbette bulunup, kopardığı tufanla kâfirleri helak etmiş ve iman edenleri kurtarmıştı. Ondan sonra insanlık, Hz. Nûh ve beraberinde gemiye binenlerin sulbünden devam etmiştir. Sonra gelen nesiller arasında Hz. Nûh ve ona inananlar hep hayırla anılmış, Cenâb-ı Hakk’ın “Nûh’a selâm olsun” fermanı, çağlar boyu insanların dil ve gönüllerinde hep yankılanmıştır. Şâirin:

“Ben ölünce arama kabrimizi yerlerde,

Ehl-i dil sînelerinde yeri var kabrimizin” (Hasıf Yûsuf Cemil Ararat)

diyerek bahsettiği mâna onlar ve onlar gibiler içindir. İnkârcılar ise hem helak olup gitmişler, hem de adları sanları unutulmuştur. Allah iyilik ve ihsan sahiplerini hep böyle mükâfatlandırır. Onların namlarını hayırla devam ettirir. Onun kanunu böyledir.

Burada, Hz. Nûh, kavminin zulmünden nasıl kurtarılmış ise, Peygamberimiz (s.a.s.) ve beraberindekilerin de bir süre sonra Mekkeli müşriklerin zulmünden öylece kurtarılacaklarına; sonraki çağlarda da yine peygamberler gibi din yolunda ihlaslı ve samimi bir hizmet yürütenlerin mutlaka başarıya erişeceklerine bir işaret vardır. Hz. İbrâhim’in hâli buna ne güzel misaldir:

Muhtasar Tefsir

Sonra biz diğer geri kalanları üzerlerine gönderdiğimiz büyük tufanda boğduk. Onlardan hiçbir kimse kalmadı.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma