Keżâlike yûhî ileyke ve-ilâ-lleżîne min kablikaAllâhu-l’azîzu-lhakîmu
Meal
Rasûlüm! O kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olan Allah, sana da senden öncekilere de işte böyle vahyediyor.
Kur'an Tefsiri
Önceki peygamberlere de, son olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e de vahyeden Allah Teâlâ’dır. Vahiy gerçeğinin, Cenâb-ı Hakk’ın “Azîz: karşı gelinemez bir kudret ve kuvvet sahibi” ve “Hakîm: yaptığı her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olan” isimleriyle çok yakın irtibatı vardır. Yani O, birine vahyetmek istediği zaman hiç kimse bunu engelleme imkânına sahip olmadığı gibi, vahyedilen tâlimatların tebliğini, yayılmasını ve insanlığa tesirini de hiç kimse engelleyemeyecektir. Bu, dâvasında başarılı olacağı yönünde Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e bir müjde, Kur’an karşısında mağlup olacaklarına dair müşriklere de bir uyarıdır. Hem vahiyle gelen dinî tâlimatlar, insanları boşuna uğraştırmak ve yormak için değil, kesinlikle onların dünya ve âhiret faydasınadır. Çünkü Hakîm olan Allah, boş ve hikmetsiz bir iş yapmaktan pak ve yücedir.
Öyle ki:Muhtasar Tefsir
Ey Muhammed! Sana gelen bu vahyi ve senden önce gelen Allah`ın peygamberlerine vahyedilenin aynısını vahyeden Yüce Allah, düşmanlarından intikam almada çok güçlüdür. Yüce Allah, yaratmasında işleri çekip çevirmede hikmet sahibidir.