Żâlike bi-ennaAllâhe lem yeku muġayyiran ni’meten en’amehâ ‘alâ kavmin hattâ yuġayyirû mâ bi-enfusihimﻻ veennaAllâhe semî’un ‘alîmun
Meal
Bu cezalandırmanın sebebi şudur: Bir toplum, kendisinde bulunan güzel ahlâk ve meziyetleri değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimetleri değiştirmez. Hiç şüphe yok ki Allah hakkiyle işiten ve kemâliyle bilendir.
Kur'an Tefsiri
Bu âyet, fert ve toplum hayatında özellikle menfi istikâmette meydana gelen değişmenin, bozulmanın ve düşüşün mühim bir sebebini açıklar. Şöyle ki: Allah Teâlâ onlara, takdir buyurduğu nispet ve keyfiyette nimetler ihsan eder; bolluk verir, sağlık verir, emniyet verir, maddî-manevî imkânlar bahşeder. Aslına bakılırsa bu nimetlerle onları imtihan eder. Eğer nimetlerin kıymetini bilir ve şükrünü ifâ ederlerse, Cenâb-ı Hak onlara olan nimetlerini artırarak devam ettirir. Fakat onlar bu nimetlerin kıymetini bilmez, bunları yerli yerince kullanmaz, aksine sahip oldukları imkânları Allah’a isyan ve kullarına haksızlık yolunda kullanırlarsa, Allah Teâlâ bu nimetleri ellerinden alır; yerine darlık, sıkıntı, hastalık, huzursuzluk, maddî-manevî mahrumiyetler verir. Çünkü Allah, her şeyi işitmekte, bilmekte ve bunlara göre takdirde bulunmaktadır. O’ndan hiçbir şeyi gizli tutmak mümkün değildir.
Kendilerine ihsan edilen nimetlerin kıymetini bilememek de yine sadece müşriklere mahsus bir durum değildir:
Muhtasar Tefsir
Bu şiddetli cezalandırma, Yüce Allah`ın bir kavme katından nimet verdiği zaman, kendi nefislerinde bulunan iman, istikamet ve nimetlere şükretmek gibi iyi hasletleri, Allah`ı inkâr etmek, O`na isyan edip nimetlerine nankörlük etmek gibi kötü hasletler ile değiştirmedikçe Allah`ın onlardan nimetleri çekip almaması sebebiyledir. Şüphesiz Allah Teâlâ, kullarının sözlerini hakkıyla işiten ve yaptıklarını hakkıyla bilendir. Bu hususta hiçbir şey O`na gizli kalmaz.