Zâriyât Sûresi 42. Âyet
مَا تَذَرُ مِنْ شَيْءٍ اَتَتْ عَلَيْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّم۪يمِۜ ٤٢
Mâ teżeru min şey-in etet ‘aleyhi illâ ce’alet-hu ke-rramîmi
Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.
Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.
Nereden geçmiş, neye dokunmuşsa orasını ve o şeyi çürümüş kemiğe döndürmüştü.
ma tezeru min şey'in etet aleyhi illa cealethü kelramim
mâ teẕeru min şey'in etet `aleyhi illâ ce`alethü kelramîm.
Ma tezeru min şey’in etet aleyhi illa cealethu ker remim.
O, qarşısına çıxan heç bir şeyi buraxmır, onu sovurub külə (çör-çöpə) döndərirdi.
O külək üstündən keçdiyi hər bir şeyi sovurub külə döndərirdi.
Ол тиген нәрсесін аман қалдырмай, оны үгіндіге айналдырады
Ол, тиген нәрсесін мұлде шіріген сүйектей етіп тастайды
Ol, tïgen närsesin mulde şirigen süyektey etip tastaydı
У қайси нарсага етиб борса, титиб ташламасдан қўймас.
42. У (бўрон) ниманинг устидан ўтса, албатта уни (ҳалок этиб) худди чириб-битган суяклар каби қилиб қўяр эди.
Бар ҳар чизе вазид, фақат устухоне пӯсидааш бар ҷой гузошт.
It left nothing of what it came upon but that it made it like disintegrated ruins.
Muhtasar Tefsir
Uğradığı hiçbir canlıyı ve malı yok etmeden gitmiyordu ve paramparça çürümüş hale getiriyordu.
Geniş tefsiri okuOsmânî (Medine) yazımıyla göster
مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ