Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ الفجر

Fecr Sûresi

89. sûreMekkî30 âyetSayfa 592
MushafDinle / MP3Tefsir
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَالْفَجْرِۙ ١

Vel-fecri

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Tanyerinin ağarmasına and olsun;

Muhtasar Tefsir

وَلَيَالٍ عَشْرٍۙ ٢

Ve leyâlin ‘aşrin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;

Muhtasar Tefsir

وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِۙ ٣

Ve-şşef’i vel-vetri

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun;

Muhtasar Tefsir

وَالَّيْلِ اِذَا يَسْرِۚ ٤

Velleyli iżâ yesri

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

Muhtasar Tefsir

هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ ٥

Hel fî żâlike kasemun liżî hicrin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?

Muhtasar Tefsir

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ ٦

Elem tera keyfe fe’ale rabbuke bi’âdin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

Muhtasar Tefsir

اِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِۙۖ ٧

İrame żâti-l’imâdi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

Muhtasar Tefsir

اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ ٨

Elletî lem yuḣlak miśluhâ fî-lbilâdi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?

Muhtasar Tefsir

وَثَمُودَ الَّذ۪ينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِۙۖ ٩

Ve śemûde-lleżîne câbû-ssaḣra bil-vâdi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

Muhtasar Tefsir

وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۙۖ ١٠

Ve fir’avne żî-l-evtâdi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

Muhtasar Tefsir

اَلَّذ۪ينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِۙۖ ١١

Elleżîne taġav fî-lbilâdi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

Muhtasar Tefsir

فَاَكْثَرُوا ف۪يهَا الْفَسَادَۙۖ ١٢

Fe-ekśerû fîhâ-lfesâde

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?

Muhtasar Tefsir

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍۙۖ ١٣

Fesabbe ‘aleyhim rabbuke sevta ‘ażâbin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.

Muhtasar Tefsir

اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ ١٤

İnne rabbeke lebilmirsâdi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.

Muhtasar Tefsir

فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ ١٥

Fe-emmâ-l-insânu iżâ mâ-btelâhu rabbuhu fe-ekramehu ve na’’amehu feyekûlu rabbî ekrameni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.

Muhtasar Tefsir

وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ ١٦

Ve emmâ iżâ mâ-btelâhu fekadera ‘aleyhi rizkahu feyekûlu rabbî ehâneni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.

Muhtasar Tefsir

كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ ١٧

Kellâs bel lâ tukrimûne-lyetîme

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.

Muhtasar Tefsir

وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ ١٨

Velâ tehâddûne ‘alâ ta’âmi-lmiskîni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.

Muhtasar Tefsir

وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّاۙ ١٩

Ve te/kulûne-tturâśe eklen lemmân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.

Muhtasar Tefsir

وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّاۜ ٢٠

Ve tuhibbûne-lmâle hubben cemmân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Malı pek çok seviyorsunuz.

Muhtasar Tefsir

كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكًّا دَكًّاۙ ٢١

Kellâ iżâ dukketi-l-ardu dekken dekkân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;

Muhtasar Tefsir

وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّاۚ ٢٢

Ve câe rabbuke vel-meleku saffen saffân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,

Muhtasar Tefsir

وَج۪ٓيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ ٢٣

Ve cî-e yevme-iżin bi-cehennemec yevme-iżin yeteżekkeru-l-insânu ve ennâ lehu-żżikrâ

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?

Muhtasar Tefsir

يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي قَدَّمْتُ لِحَيَات۪يۚ ٢٤

Yekûlu yâ leytenî kaddemtu lihayâtî

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.

Muhtasar Tefsir

فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ ٢٥

Feyevme-iżin lâ yu’ażżibu ‘ażâbehu ehadun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.

Muhtasar Tefsir

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ ٢٦

Velâ yûśiku ve śâkahu ehadun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.

Muhtasar Tefsir

يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ ٢٧

Yâ eyyetuhâ-nnefsu-lmutme-innetu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ey huzur içinde olan can!

Muhtasar Tefsir

اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ ٢٨

İrci’î ilâ rabbiki râdiyeten merdiyyeten

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!

Muhtasar Tefsir

فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ ٢٩

Fedḣulî fî ‘ibâdî

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ey can! İyi kullarımın arasına gir.

Muhtasar Tefsir

وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي ٣٠

Vedḣulî cennetî

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Cennetime gir.

Muhtasar Tefsir

Fecr Sûresi hakkında

Âyet
30
İniş yeri
Mekke
İniş sırası
10.
Kelime
137
Harf
575
Cüz
30.
Sayfa
592
Fecr suresi kaç ayettir?

Fecr Sûresi 30 âyettir.

Fecr suresi Mekki mi Medeni mi?

Fecr Sûresi Mekke'de indirilmiş Mekkî bir sûredir.

Fecr suresi Kur'an'ın kaçıncı suresidir?

Fecr Sûresi, mushaf sıralamasında 89. sûredir; iniş sırasına göre 10. sûredir.

Fecr suresi hangi cüzde ve kaçıncı sayfada?

Fecr Sûresi 30. cüzde, mushafın 592. sayfasında başlar.

Surah Al-Fajr in English · Fəcr surəsi · Fajr surasi

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma